Ana sayfa


engel
  • SÖZLÜK ANLAMI

  • Bir şeyin gerçekleşmesini önleyen sebep, mâni, mahzur, müşkül, pürüz, mânia, handikap:
    "Seçme ve aracılık işlevini yerine getiren dünyanın önünde ise öyle aşılması güç engeller yok gibi."- A. Ağaoğlu.

    Hemzemin geçitlerde kara yolu güvenliğini sağlamak için kullanılan açılır kapanır düzenek, bariyer.

    Herhangi bir yolu kapamak için konulan nesne, bariyer.

    Kara yollarının kenarlarına yapılan korkuluk, bariyer.

    spor Engelli koşularda, her yarışçının üzerinden atlaması gereken tahta düzenek, bariyer.




    İlgili Kelimeler

    aç bırakmak
    açık görüş
    adımını attırmamak
    ağaca çıksa pabucu yerde kalmaz
    ağız açtırmamak
    ağızlık
    ağzı torba değil ki büzesin
    ağzına tıkmak
    ağzına volta almak
    aksilik çıkmak
    alıkoymak
    araya girmek
    askıda kalmak
    ayağına bağ olmak
    ayağına bağ vurmak
    ayağına çelme takmak
    ayağına dolanmak (veya dolaşmak)
    ayağını bağlamak
    ayak bağı
    ayak bağı olmak
    ayakaltında dolaşmak
    ayakta tutmak
    balı olan bal yemez mi?
    barikat
    barikat kurmak
    barikat yapmak
    bariyer
    beis
    bırakmak
    blokaj
    boğmak
    büzmek
    cadısüpürgesi
    cakasını bozmak
    çekmek
    çelmek
    çivi sokmak (veya sürmek)
    defterini dürmek
    demir kapı
    denizlik
    dizginini çekmek
    dizginsiz
    duvar
    dünya bir araya gelse
    düşman
    ekmekle oynayanın ekmeğiyle oynanır
    el alemin ağzı torba değil ki büzesin
    elektriği kesmek
    eli kolu bağlı kalmak (veya durmak veya olmak)
    elin ağzı torba değil ki büzesin
    engellenmek
    engelletmek
    esrar perdesi
    frenleyici
    gemisini yürütmek
    gemlemek
    gerelti
    gol yemek
    göğüslemek
    gölge etmek
    güçlük
    gümrük koymak
    güneşlik
    güvenlik engeli
    hail
    handikap
    hendek
    herkesin ağzı torba değil ki büzesin
    irkilmek
    iyileştirme
    kabına sığmamak
    kapamak
    kapatma
    kapı
    karanlık etmek
    karşısına dikilmek
    ket
    ket vurmak
    kısıt
    kısmetine mani olmak
    kısmetini bağlamak
    kireçlenmek
    kolaylaşmak
    kolçak
    koruyucu
    köpeksiz köy bulmuş da çomaksız (veya değneksiz) geziyor
    köstek
    köstek olmak
    kösteklenmek
    kurtarmak
    kütikül
    mahzur
    mahzur doğurmak
    mani
    mania
    menetmek
    milletin ağzı torba değil ki büzesin (veya dikesin)
    mücbir sebep
    mümanaat
    mümanaat etmek
    müşkül
    nikah düşmek
    oturak
    ölü açı
    önlem almak
    önlemek
    önleyici
    önüne dikilmek
    önünü kesmek
    pekent
    perde
    perdelemek
    pürüz
    pürüz çıkarmak
    renk körlüğü
    sağlam kazığa bağlamak
    sakın ha!
    saklamak
    sapınç
    saydam
    sevinci kursağında kalmak
    sınıfta bırakmak
    siperlik
    sökmek
    takoz
    tel örgü
    topa çıkmak
    tutma
    tutsak
    uyku dağıtmak
    varlıkta darlık çekmek
    verim düşürmek
    yasak
    yol kesmek
    yoldan çevirmek
    yolları tutmak
    yolu açık
    yolunu kesmek
    yük


    Bilgi yarışması | Oyun | Firma bilgisi | Hastalık sitesi | Link sitesi | Rüya tabirleri
    Ücretsiz program | Şifalı bitkiler | Tıp sözlüğü | Türkçe sözlük | Yemek tarifleri |

    Kullanıcıların yorum ekleyebildikleri, kelime arayabildikleri geniş kapsamlı,
    dizinler halinde 120.000 türkçe kelime içinde gezme ve arama
    ayrıca anlam girebilme imkanı, geniş kapsamlı türkçe sözlük


    ©2005 birsozluk.com

    0,03125