iğne olmak TÜRKÇE SÖZLÜK - IĞNE OLMAK - iğne olmak
Ana sayfa


iğne olmak
  • SÖZLÜK ANLAMI

  • iğne ile vücuduna ilaç verilmek.




    İlgili Kelimeler

    ... durumunda olmak (veya bulunmak)
    ... haline gelmek
    ... yaşını sürmek
    abandone
    abartabilmek
    abartılmak
    abat olmak
    abayı yakmak
    abazanlaşmak
    abdestinde namazında olmak
    abdestsiz yere basmamak
    abullabutluk etmek
    acayipleşebilmek
    acelesi olmak
    acemileşebilmek
    acı vermek
    acıkabilmek
    acıkılmak
    acıktırmak
    acılanmak
    acılaşmak
    acımak
    Acından ölmek
    acındırabilmek
    acındırılmak
    acınılmak
    acınmak
    acıtılmak
    acıtmak
    aç bırakmak
    açığa çıkmak
    açık olmak
    açıklaştırılmak
    açılmak
    açımlanmak
    açkılatılmak
    ad çekmeye girmek
    ada
    adam almamak
    adam içine karışmak
    adam olmak
    adanmak
    aday adayı
    aday olmak
    adet görmek
    adet olmak
    adı batmak
    adı geçmek
    adı kaldırılmak
    adı olmak
    adı sanı olmak
    adımını attırmamak
    adını taşımak
    aerobik
    afallaşmak
    afiyet üzere olmak
    ağdırmak
    ağır git ki yol alasın
    ağır kaçmak
    ağır oturmak
    ağırlanmak
    ağırlaşmak
    ağırlığı olmak
    ağırlığınca altın etmek (veya değmek)
    ağırlık olmak
    ağız açtırmamak
    ağızda dağılmak
    ağızlık
    ağlamaklı olmak
    ağlamalı olmak
    ağrımak
    ağza (veya ağızlara) düşmek
    ağzı dili bağlanmak
    ağzı laf (veya lakırtı) yapmak
    ağzı süt kokmak
    ağzına bakakalmak
    ağzına sakız olmak
    ağzına tıkmak
    ağzına volta almak
    ağzında yaş kalmamak
    ağzından dökülmek
    ağzının kaşığı (veya kalıbı veya lokması) olmamak
    ağzının payını (veya ölçüsünü) almak
    ah vah etmek (veya demek)
    ahbap çıkmak
    ahbap olmak
    ahmaklaştırmak
    ait olmak
    akamete uğramak
    akar edinmek
    akçıllanmak
    akçıllaşmak
    akıl durdurmak
    aklanmak
    aklı bir (veya beş) karış yukarıda (veya havada) olmak
    aklını başka yere vermek
    aklının ayarını bozmak
    Aksırtmak
    aksiliği üstünde (olmak)
    aktarılmak
    aktif rol oynamak
    aktifleşmek
    akupunktur
    al kanlara boyanmak
    alabora olmak
    alacağı olmak
    alacağım olsun da alakargada olsun
    alacaklı çıkmak
    alafrangalaşmak
    alafrangalaştırmak
    alan talan olmak
    alaturkalaşmak
    alazlanmak
    alçacık dağları ben yarattım demek
    alçaklaştırmak
    alçaktan uçmak
    alçılanmak
    Aldatılabilmek
    aldatılmak
    alem olmak
    alet olmak
    alev gibi parlamak
    alevlendirilmek
    aleyhine olmak
    algılanmak
    algılatılmak
    alıcı çıkmak
    alıklaştırılmak
    alıkonulmak
    alıkoymak
    alınganlaşabilmek
    alıntılanmak
    alışagelmek
    alışık olmak
    alışılagelmek
    alışkanlık edinmek
    alışkanlık haline getirmek
    alışkın olmak
    alışmak
    alıştırılmak
    alkış tutmak
    alkışlanmak
    alkol duvarını aşmak
    allak bullak olmak
    allameicihan olmak
    alnında yazılmış olmak
    altın kesmek
    altın yürekli olmak
    altlı üstlü
    altüst olmak
    amaçlanmak
    AMBALE
    ambarlanmak
    ameliyat geçirmek
    angarya (veya angaryasını) çekmek
    anıklaşmak
    anılmak
    anımsanmak
    Anımsatılmak
    anıştırılmak
    anlamlandırılmak
    anlaşılmak
    anlaşmazlık çıkmak
    anlatılmak
    anlayışsızlaşmak
    anne olmak
    antipatik olmak
    aptallaşmak
    aptallaştırmak
    araklanmak
    aralanmak
    araları limoni olmak
    araları şekerrenk (veya serin) olmak
    aralarında dağlar kadar fark olmak
    aranılmak
    aranmak
    Arap gibi olmak
    araplaşmak
    arası hoş (veya iyi) olmamak
    aratılmak
    araya gitmek
    ardılmak
    arı kovanı gibi işlemek
    arıklaşmak
    arılaştırılmak
    arındırılmak
    arıtılmak
    arka arkaya vermek
    arka olmak
    arkalamak
    arkası gelmek
    arkasını sağlama almak
    art eteğinde namaz kılmak
    artırılmak
    asıda olmak (veya kalmak)
    asılmak
    asıntı olmak
    askerîleştirilmek
    aslanın ağzında olmak
    astırılmak
    aşağısanmak
    aşama sırası
    aşılanmak
    aşılatılmak
    aşılmak
    aşındırılmak
    Aşırılmak
    aşikar olmak
    aşka düşmek
    atbaşı (beraber) gitmek
    ateş kesilmek
    ateş püskürmek
    ateşlenmek
    ateşler içinde yanmak
    atfedilmek
    atılı bulunmak
    atılmak
    atlatılmak
    attığı tırnak kadar olamamak
    attırılmak
    avlanmak
    avucunun içinde tutmak
    avuçlanmak
    avunmak
    avurtları çökmek (veya birbirine geçmek)
    avutulmak
    ayağa düşmek
    ayağa kalkmak
    ayağı yerden kesilmek
    ayağına bağ olmak
    ayağına çelme takmak
    ayağına dolanmak (veya dolaşmak)
    ayağına üşenmemek
    ayağını (veya ayaklarını) sürümek
    ayağını bağlamak
    ayağını çekmek
    ayağını kesmek
    ayağının pabucu olamamak
    ayak bağı olmak
    ayak üstünde olmak
    ayakları üstünde durmak
    ayakta tutmak
    ayakta uyumak
    ayan olmak
    ayartılmak
    aydınlanmak
    aydınlatılmak
    Ayıklanmak
    ayıltılmak
    ayıplanmak
    ayırt edilmek
    ayırtılmak
    aykırı olmak
    aylak olmak
    ayrılaşmak
    ayrılmak
    ayrımsanmak
    ayrıntılandırılmak
    ayrısı gayrısı olmamak
    ayrıştırmak
    azaltmak
    azdırmak
    azımsanmak
    azınlıkta kalmak
    azıtılmak
    azmetmek
    baba olmak
    babasız oğlan doğurmak
    badem olmak
    bağdaşılmak
    bağdaşmak
    bağdaştırılmak
    bağımlaşmak
    bağırsakları bozulmak
    bağışıklık kazanmak
    bağışlanmak
    bağışlatılmak
    bağlamak
    bağlanmak
    bağlı kalmak
    bağlı olmak
    bağlılaşmak
    bağrı yanmak
    bahis konusu olmak
    bahis mevzusu olmak
    bahsedilmek
    bahsi geçmek
    bahsi kazanmak
    bahtı bağlı olmak
    bahtı kara olmak
    bahtsız olmak
    bakayazmak
    bakılmak
    bakınmak
    baki kalmak
    bakmak
    balta olmak
    baltalanmak
    bandajlanmak
    bar bar
    barındırılmak
    barınmak
    barıştırılmak
    basılmak
    basmayazı
    bastırılmak
    baş çekmek
    baş ol da istersen soğan başı ol
    baş olmak
    baş tutmak
    baş yemek
    başa baş gelmek (veya kalmak)
    başarılmak
    başarısızlığa uğramak
    başarmak
    başı ağrımak
    başı belada olmak
    başı çekmek
    başı darda kalmak
    başı kazan gibi olmak
    başı taşa değmek
    başı yerine gelmek
    başına bela açmak
    başına bela olmak (veya kesilmek)
    başına bir hal gelmek
    başına ekşimek
    başına vurmak
    başında olmak
    başından geçmek
    başını taştan taşa vurmak
    başlamak
    başlanmak
    başsız bırakmak
    başta (veya başında) bulunmak
    başta gelmek
    baştan aşmak
    başvurmak
    başvuru
    batağa saplanmak
    batılılaşmak
    batılılaştırılmak
    batırılmak
    batmak
    bayağı kaçmak
    bayağılaştırmak
    bayatlatmak
    bayılayazmak
    bayılmak
    bazilika
    becerilmek
    bedbin olmak
    bedbinleşmek
    beğendirilmek
    bekar kalmak (veya yaşamak)
    beklenmek
    bekletilmek
    bel vermek
    bela kesilmek
    bela olmak
    belediyelik olmak
    belgelenmek
    beli açılmak
    belinden gelmek
    belirtilmek
    bellenmek
    belletilmek
    benimsenmek
    benimsetilmek
    benliğinden çıkmak
    benlik davası
    benzeşmek
    benzetilmek
    benzi solmak
    berhayat olmak
    berkitilmek
    beslenilmek
    beslenmek
    bestelenmek
    beş paralık olmak
    beylik çeşmesinden su içme
    beyni bulanmak
    beyni karıncalanmak
    beyni sulanmak
    bezdirilmek
    bezenmek
    bezilmek
    bıçak altına yatmak
    bıçak gibi kesmek
    bıçaklanmak
    bıktırılmak
    bırakılmak
    bırakmak
    biçilmek
    bildirilmek
    bileğinde altın bileziği olmak
    bilenmek
    biletilmek
    bileyazmak
    bilgilenmek
    bilinmek
    biliş çıkmak
    bilişmek
    bilmek
    bin pişman olmak
    bini aşmak
    binişmek
    bir ayağı çukurda olmak
    bir başka (olmak)
    bir çatı altında (olmak veya bulunmak)
    bir çekirdek geri kalmamak
    bir deri bir kemik (kalmak)
    bir eli yağda bir eli balda (olmak)
    bir gömlek fazla eskitmiş olmak
    bir hizaya gelmek
    bir hoşluğu olmak
    bir iğne bir iplik olmak
    bir köşeye oturmak
    bir köşeye sinmek
    bir olmak
    bir sıkımlık canı olmak
    bir şey (veya şeyler) olmak
    birbiri üstüne gelmek
    birbirinin ağzına girmek
    birbirinin gözünü oymak
    birleşik fiil
    birleşik kelime
    birleşmek
    bitirilmek
    bitirme fiili
    biz
    bocalamak
    bocuk domuzuna dönmek
    boğazına bir yumruk tıkanmak (veya gelip oturmak)
    boğazını sevmek
    boğazlanmak
    boğmak
    boğuklaştırmak
    boğulmak
    boğumlanmak
    bok yoluna gitmek
    bokuyla kavga etmek
    bombalanmak
    bomboş olmak (veya kalmak)
    borca batmak
    borcunu bilmek
    borçsuz çoban yoksul beyden yeğdir
    borusu ötmek
    boşalmak
    boşaltılmak
    boşatılmak
    boşta gezmek
    boy vermek
    boya tutmak
    boynu kıldan ince olmak
    boynunu uzatmak
    boyun olmak
    boyunca çocuğu olmak
    boza olmak
    bozguna uğramak (veya vermek)
    bozmak
    bozuk çalmak
    bozulmak
    bozum olmak
    bölümlenmek
    börtülmek
    budanmak
    buhar olmak
    buharlaşmak
    bulanıklaşmak
    bulanmak
    bulaşılmak
    bulaştırılmak
    bulgulanmak
    bulmak
    bulunmak
    bulut olmak
    buluttan nem kapmak
    bunalmak
    burgulanmak
    burkulmak
    burnu (bile) kanamamak
    burnundan (fitil fitil) gelmek
    burnundan düşen bin parça olmak
    burnundan kıl aldırmamak
    burnundan solumak
    burnunun direği kırılmak (veya düşmek)
    burnunun ucundan ötesini (veya ilerisini) görmemek
    burnunun ucunu görmemek
    burnunun yeli kırılmak
    buruşmak
    buyruğu altına girmek
    bükülmek
    bülbül gibi bilmek
    bürünmek
    bütünlenmek
    büyü bozulmak
    büyülenmek
    büzmek
    cadı kazanı gibi kaynamak
    caka yapmak
    cakasını bozmak
    can kaygısına düşmek
    canavar kesilmek
    canciğer olmak
    canı acımak
    canı burnunda olmak
    canı burnundan çıkmak
    canı çekilmek
    canı ile uğraşmak
    canına değmek
    canından bezmek (veya bıkmak veya usanmak)
    canından geçmek
    canını vermek
    canının derdine düşmek
    canlandırılmak
    cariyeniz (veya cariyeleri)
    cebinden çıkarmak
    cep harçlığını çıkarmak
    cep yakmak
    cephe almak
    cereyan etmek
    cıyaklatmak
    cıyırdatmak
    cilalanmak
    cinler cirit (veya top) oynamak
    coşturulma
    cüzzam
    çağ dışı olmak (veya kalmak)
    çağını aşmak
    çağırtılmak
    çak çak olmak
    çakılayazmak
    çakılmak
    çakışmak
    çakmak
    çakmaklaşmak
    çalımından geçilmemek
    çalınmak
    çalışılmak
    çalışmak
    çalkalanmak
    çalkanmak
    çam
    çamaşır ertesi olmak
    çamgiller
    ÇAPARİ
    çaptan düşmek
    çarçur
    çarpılmak
    çarptırılmak
    çarşaflanmak
    çatallı iğne
    çatılmak
    çatışmak
    çatlatılmak
    çekeceği olmak
    çekilmek
    çekimlenmek
    çekinilmek
    çekişilmek
    çekiştirilmek
    çekmek
    çelebileşmek
    çelişmek
    çelmek
    çenesini açmak
    çengel iğnesi
    çengelli iğne
    çentilmek
    çevrilmek
    çıkarılmak
    çıkarmak
    çıkayazmak
    çıkılmak
    çıkışmak
    çıkmak
    çıldırtmak
    çır çır
    çırpılmak
    çırpma
    çiçekleşmek
    çiçeksimek
    çift görmek
    çiftleşmek
    çiğ kaçmak
    çingeneleşmek
    çirkin kaçmak
    çitilenmek
    çitilmek
    çivitlenmek
    çizdirilmek
    çizilmek
    çocuk yapmak
    çoğalmak
    çok baharın otunu yemek
    çok gelmek
    çoluk çocuk sahibi olmak
    çorbada tuzu (veya maydanozu) bulunmak
    çökertilmek
    çöktürmek
    çöle dönmek
    çözülmek
    çözümlenmek
    çözünmek
    çukurlanmak
    çullandırmak
    çuvaldız
    çuvallanmak
    çürütmek
    çürütülmek
    dadanmak
    dadılık etmek
    dağılmak
    dağlanmak
    dahil olmak
    dahli olmak
    dalanmak
    daldırılmak
    daldırmak
    dalgalanmak
    dalına binmek
    dalları basmak
    damgalanmak
    damıtılmak
    damla inmek
    damlaya uğramak
    dara gelmek
    dargın durmak
    darılmak
    darıltmak
    davranmak
    dayağa idmanlı olmak
    dayanaklık etmek
    dayandırabilmek
    dayanışmak
    dayanmak
    dayatılmak
    dazlaklaşmak
    dazlamak
    defterden (veya defterinden) silmek
    defteri kapamak (veya kapatmak)
    defterini dürmek
    değdirebilmek
    değinilmek
    değmek
    dehşete düşürmek
    deli bayrağı açmak
    delikanlılaşmak
    delirmek
    delisi (veya olmak)
    demek
    demirlenmek
    -den yana çıkmak
    deneme yayını
    denenmek
    denetilmek
    denetlenmek
    deniz çıkmak
    denk düşmek
    denkleşmek
    depreştirmek
    derdi başından aşkın (olmak)
    derilmek
    ders olmak
    dertop
    destek olmak
    desteklemek
    desteklenmek
    deşifre olmak
    devede kulak kalmak
    devlet oğul, mal tahıl, mülk değirmen
    dışsallaşmak
    dikenleşmek
    dikiş iğnesi
    dikizlenmek
    dikkati calip olmak
    dil oğlanı
    dilden düşmez olmak
    dili boğazına akmak
    dili tutulmak
    dili varmak
    dilini yutmak
    dillendirmek
    dillere destan olmak
    dimdik durmak
    dimyat
    dindaş olmak
    dinlenmek
    diri kalmak
    dirilmek
    dirlik
    disipline
    dişe dokunmak
    dişe dokunur (olmak)
    dişlenmek
    divane olmak
    divanesi olmak
    dizginini çekmek
    dizginlenmek
    doğduğuna pişman olmak
    doğmak
    doğrulabilmek
    doğrulanmak
    doğrulayabilmek
    doğurmak
    dokunca görmek
    dokunmak
    dokunulmak
    dolandırılmak
    dolaşabilmek
    dolaştırabilmek
    dolaştırılmak
    doldurabilmek
    Dolup taşmak
    Donanabilmek
    donatabilmek
    donatılmak
    dondurulmak
    dost olmak
    dostlaşmak
    dosyalanmak
    doymak
    doyunmak
    doyurmak
    doyurucu gelmek
    doyurulmak
    dökülmek
    döllenmek
    döndürülmek
    dönüp dolaşmak
    dört duvar arasında kalmak
    dövme
    dövülmek
    duası tutmak
    dudağının ucuna gelmek
    dudak (veya dudağını) bükmek
    duman olmak
    dumanlanmak
    durayazmak
    durmak
    dut gibi olmak
    duvaklanmak
    duygulandırmak
    duyulmak
    duyumsatmak
    duyurabilmek
    düğmelenmek
    dümen suyunda gitmek
    dümeni elinde tutmak
    dünya gözüne zindan olmak (veya görünmek veya kesilmek)
    dünyadan el etek (veya elini eteğini) çekmek
    dünyaya kazık çakmak (veya kakmak)
    dünyayı ben yarattım demek
    dürtülmek
    dürülmek
    düşman (veya düşmanı) kesilmek
    düşmek
    düşündürmek
    düşündürtmek
    düşünülmek
    düşürmek
    düşürülmek
    düzeltilmek
    düzülmek
    edeplenmek
    edilmek
    eflake ser çekmek
    eğitici film
    eğitilmek
    ehil olmak
    ekmeğini taştan çıkarmak
    eksiltilmek
    ekşimek
    el açmak
    el dokunulmamak
    el etek tutmak
    el kapısına düşmek
    elde avuçta (bir şey) kalmamak
    elde etmek
    elde tutmak
    elden ağza yaşamak
    ele bakmak
    ele geçirmek
    ele gelmek
    elektriği kesmek
    elenmek
    eli altında olmak
    eli ayağı (olmak)
    eli ayağı (veya eli kolu) bağlı olmak
    eli ayağı tutmak
    eli aza varmamak
    eli dar (veya darda) olmak
    eli eline değmemek
    eli işe yatmak
    eli olmak
    elifi mertek sanmak
    elinde büyümek
    elinde kalmak
    elinde olmak
    elinden iyi iş gelmek
    eline ayağına üşenmemek
    eline düşmek
    eline erkek eli değmemiş olmak
    eline kalmak
    eline yüzüne bulaştırmak
    elini ayağını kesmek (veya çekmek)
    elini sıcak sudan soğuk suya sokmamak
    elinin altında (olmak)
    elvermek
    eme yaramak
    emeği geçmek
    emekli olmak
    emekliye ayrılmak (veya çıkmak)
    emilmek
    emsal olmak
    engel tanımamak
    engelletmek
    engin dallardan murt yememek
    ense kulak yerinde olmak
    ergenleşmek
    erginleşmek
    erimek
    eriyip gitmek
    erozyon
    esası olmamak
    esen kalmak
    esinlenmek
    esir düşmek
    esir olmak
    esirmek
    eski kulağı kesiklerden olmak
    esmek
    esnetmek
    esrimek
    eş tutmak
    eşilmek
    eşlenmek
    eşleşmek
    eteğinde namaz kılınmak
    eteğiyle mum söndürmek
    eteklerini toplamak
    etkilenmek
    etkili olmak
    etmek
    ettiği hayır, ürküttüğü kurbağaya değmemek
    ev bozmak
    ev işletmek
    evde kalmak
    ezbere bilmek
    ezberinde olmak
    ezilmek
    faaliyet göstermek
    façası olmak
    falso çıkmak
    faredişi
    farz olmak
    faş olmak
    faydalı olmak
    faydası dokunmak
    faydası olmak
    fazla olmak
    fazlalık etmek
    feda olmak
    feldspat
    fena bulmak
    fena olmak
    fenalaşmak
    fenalaştırmak
    fenlenmek
    ferz çıkmak
    fıkırdatmak
    fikir edinmek
    film oynamak
    firavunlaşmak
    fit olmak
    fitil olmak
    formda olmak
    fransızlaşmak
    fülsüahmere muhtaç olmak
    gacırdatmak
    gaflet uykusuna dalmak (veya yatmak)
    gavur etmek
    gavur olmak
    gavurlaşmak
    gaybubet etmek
    gazlanmak
    gebrelenmek
    geciktirmek
    geçilmemek
    geçirmek
    geçit vermek
    geçmek
    geçmiş zaman görünümü
    geçmişi olmak
    geçtiği yoldan geçmek
    gedilmek
    gelgel
    gelip çatmak (veya dayanmak)
    Gelip geçmek
    gelmek
    gemi azıya almak
    gemlemek
    gemlenmek
    genellenmek
    geniş zaman görünümü
    gerçekleşmek
    gerekmek
    gereksemek
    gereksinmek
    getirmek
    gır geçmek
    gırtlağına sarılmak
    girişimsel
    gitmek
    gocundurmak
    göçertmek
    göçürmek
    göçürtmek
    göğüslemek
    gölge etmek
    gölgede (veya gölgesinde) kalmak
    gölgede bırakmak
    göllenmek
    gömlek eskitmek
    gömülmek
    gönderilmek
    gönenmek
    gönlü bulanmak
    gönlü düşmek
    gönlü kanmak
    gönlü kaymak
    gönlü olmak
    gönlünü düşürmek
    gönlünü kaptırmak
    gönlünü serin tutmak
    gönül akıtmak
    gönül bağlamak
    gönül çekmek
    gönül indirmek
    gönül vermek
    gönüllendirmek
    görmediğe (veya görmemişe) dönmek
    görmek
    görülmek
    görünmek
    görüntülenmek
    Görüp gözetmek
    görüş birliği bulunmak
    götürmek
    götürülmek
    göz (veya gözünün) önünde olmak
    gözden (veya gözünden) sürmeyi çalmak (veya çekmek)
    gözden kaybolmak
    gözden uzaklaşmak
    göze batmak
    göze gelmek
    göze görünmek
    göze görünmemek
    gözetilmek
    gözlenmek
    gözleri bayılmak
    gözleri berraklaşmak
    gözleri çakmak çakmak (olmak)
    gözleri evinden (veya yuvalarından) uğramak (veya fırlamak)
    gözleri ışık içinde (olmak)
    gözleri ışıklı (olmak)
    gözleri kamaşmak
    gözleri velfecri okumak
    gözlerinin içi gülmek
    gözü akmak
    gözü alışmak
    gözü almamak
    gözü görmemek
    gözü ısırmak
    gözü sönmek
    gözü toprağa bakmak
    gözünden (veya gözlerinden) uyku akmak
    gözüne çarpmak
    gözüne karasu inmek
    gözünü açmak
    gözüyle görmek
    gurklamak
    gücenilmek
    güçlük çekmek
    güdük kalmak
    güldürmek
    gülümsemek
    güm güm etmek
    gümletmek
    gümrahlaşmak
    gümrük koymak
    gün doğmak
    gün kavuşmak
    günah olmak
    güneş almak (veya görmek)
    Güneş çarpmak
    güneş görmek
    günleri sayılı olmak
    gürültü çıkmak
    güvenmek
    haber vermek
    haberi olmak
    haberli olmak
    haddikifayeyi bulmak
    haiz olmak
    hak ile yeksan etmek (veya olmak)
    hakim olmak
    hakkı geçmek
    hakkı olmak
    hakkı ödenmemek
    haklı olmak
    hali harap olmak
    halka inmek
    hallenmek
    hamaratlaşmak
    han hamam sahibi (olmak)
    hanım iğnesi
    hapis kalmak
    harap olmak
    haraplaşmak
    hararetlenmek
    harcamak
    harcanmak
    harcı olmak
    harekete geçirmek (veya getirmek)
    haritadan silinmek
    has olmak
    hasara uğramak
    hastalandırmak
    hastalanmak
    hastası olmak
    hastaya bakmaktan hasta olması yeğdir
    haşat olmak
    hatırında olmak
    hava fena esmek
    hava iyi esmek
    havadan nem kapmak
    havası olmak
    havaya girmek
    havlatmak
    hayal olmak
    hayata küsmek
    hayatını (birine) borçlu olmak
    hayatının baharında olmak
    hayır kalmamak
    hayızdan nifastan kesilmek
    hayrette bırakmak
    hayrı dokunmak
    hazır bulunmak (veya olmak)
    hazırda olmak
    hazırlamak
    hazırlanmak
    hazırlık görmek (veya yapmak)
    hazırlıklı olmak (veya bulunmak)
    hazırlıksız olmak (veya bulunmak)
    heba olmak
    helak olmak
    helal olmak
    her boyaya girip çıkmak
    her derde deva olmak
    her tarakta bezi olmak
    her telden çalmak
    hesaba kitaba gelmemek
    hesabına gelmek
    hesabını bilmek
    hesabını kitabını bilmek
    hesapta olmamak
    heves etmek
    heyecan vermek
    heyecana getirmek
    heyecanlandırmak
    hıçkırtmak
    hırlatmak
    hırpalanmak
    hırpalatmak
    hırsız
    hırsıza yol göstermek
    hırtlambası çıkmak
    hışıldatmak
    hidayete ermek
    himayesine almak
    hisse senedi
    hissedilmek
    hissettirmek
    hissettirtmek
    hop oturup hop kalkmak
    horozlar ötmek
    hoşnut olmak (veya kalmak)
    hristiyanlaşmak
    hulul etmek
    hurdahaş olmak
    husule gelmek
    husumet beslemek
    huylandırmak
    huylanmak
    huyunu suyunu değiştirmek
    hükmünde olmak
    hükûmet erkanı
    hükûmet konağı
    hüküm sürmek
    hüküm yemek
    hümanistleşmek
    ımızganmak
    ırgamak
    ısınmak
    ISIRTMAK
    ıslıklanmak
    ışık almak
    ışınlanmak
    ibaret olmak (veya kalmak)
    ibre
    ibret olmak
    iç içe girmek (veya geçmek)
    içecek suyu olmak
    içeride olmak
    içi bulanmak
    içi geçmek
    içi içine geçmek
    içi kağşamak
    içi kararmak
    içi sürmek
    içinde olmak
    içine doğmak
    içini kemirmek
    içini parçalamak (veya parça parça etmek)
    içini sarmak
    içirtmek
    İçtikleri su ayrı gitmemek
    idare etmek
    iğne yapmak (veya vurmak)
    iğne yemek
    iğnecik
    iğnelenmek
    iğnelik
    ihdas etmek
    ihtiyarlatmak
    ihtiyatlı bulunmak
    ihtiyatlı davranmak
    iki eli (birinin) yakasında olmak
    iki kat olmak
    ikirciklenmek
    ikmale bırakmak
    ilaçlanmak
    ileri gelmek
    ilgilendirmek
    ilham etmek (veya vermek)
    illetine uğramak
    ilminden anlamak
    iltibasa yol açmak
    iltiması olmak
    imgelenmek
    imlaya gelmemek
    imsak etmek
    incir çekirdeği doldurmamak
    inhisar etmek
    inhisarında olmak
    inim inim
    inkıraz bulmak
    inkıraza uğramak
    insanlıktan çıkmak
    insülin iğnesi
    ipliklenmek
    irkilmek
    irkiltmek
    isabet etmek
    ishal olmak
    İslamlaşmak
    ismi çıkmak
    istemek
    iş (birinde) bitmek
    iş açmak
    iş bilmek
    iş çıkarmak
    iş görmek
    iş işten geçmek
    işe yaramak
    işi başından aşmak (veya aşkın olmak)
    işi bozulmak
    işi çıkmak
    işi iş olmak
    işi olmak
    işi rast gitmek
    işi yolunda gitmek (veya olmak)
    işine gelmek
    işkilli olmak
    işleme
    işlemek
    iştahı kapanmak (veya kesilmek)
    iştahı olmak
    iştahı yerinde olmak
    iştigal etmek
    iştirak etmek
    itilaf etmek
    iyesi olmak
    iyi gelmek
    iyi gitmek
    iyi olmak
    iyiliği dokunmak
    iyilik etmek (veya yapmak)
    iyiye iyi, kötüye kötü demek
    izi silinmek
    izlemek
    kabalaştırmak
    kabına varamamak
    kabız olmak
    kabul etmek (veya eylemek)
    kaburgaları çıkmak (veya sayılmak)
    kaç baharın yoğurdunu yemek
    kaça patlamak?
    kaçırılmak
    kaçırtmak
    kaçışılmak
    kaçmak
    kadifeleşmek
    kadir olmak
    kafa kalmamak
    kafası dumanlanmak
    kafası durmak
    kafası işlemek (veya çalışmak)
    kafası karışmak
    kafası sersem sepet (olmak)
    kafası şişmek
    kafasına koymak
    kafasına söz girmemek
    kafasını kaldırmamak
    kafasını toplamak
    kafayı tütsülemek
    kafirleşmek
    kahır yüzünden lütfa uğramak
    kahreylemek
    kahrından ölmek
    kail olmak
    kakalanmak
    kalaylanmak
    kalbi dolu olmak
    kalbura dönmek
    kalburüstüne gelmek
    kaleminden kan damlamak
    kalıbı kıyafeti yerinde olmak
    kalıcı makyaj
    kalkındırabilmek
    Kalkıp kalkıp oturmak
    kalkışılmak
    kalkmak
    kalmak
    kalp olmak
    kamaşmak
    kamaştırmak
    kamburu çıkmak
    kamulaştırabilmek
    kan akmak
    kan gitmek
    kanatlandırmak
    kanayan yara olmak
    kancalı iğne
    kangrenleşmek
    kangrenleştirmek
    kanı kaynamak
    kanıksamak
    kanısında olmak
    kanıya varmak
    kanlısı olmak
    kanmak
    kapak atmak
    kapamak
    Kapanın elinde kalmak
    kapanmak
    kapatılmak
    kapılmak
    kapış kapış gitmek
    kapıştırmak
    kapıyı açmak
    kaplamak
    kapmak
    kapsamak
    kar etmek
    kara kara düşünmek
    karaborsaya düşmek
    karakola düşmek
    karamsar olmak
    karanlığa kalmak
    karanlık etmek
    karın doyurmak
    karınca yuvası gibi kaynamak
    karıncayı bile ezmemek (veya incitmemek)
    karış karış bilmek
    karışanı görüşeni olmamak
    karışmak
    karnı tok sırtı pek olmak
    karnı zil çalmak
    karşı olmak
    karşılamak
    karşısına dikilmek
    karşıtlaşmak
    kasavetlenmek
    kaşarlanmak
    kaşınmak
    katılmak
    kavga çıkarmak
    kaybolmak
    kaydırtmak
    kaygılandırmak
    kayıplara karışmak
    kayıtsız olmak
    kaykıltmak
    kaynamak
    kaynanadili
    kaynaşmak
    kazanmak
    kazdırılmak
    kazınmak
    keçeleşmek
    kederlenmek
    kefekiye dönmek
    kefne
    kemeri dolu olmak
    kemikleri sızlamak
    kemirilmek
    kenar gezmek
    kendi gölgesinden korkmak
    kendinden geçmek
    kendini (kapıp) koyuvermek
    kendini bilmek
    kendini bir yerde bulmak
    kendini dağıtmak
    kendini harap etmek
    kendini satmak
    kendini tutmak
    kenet gibi yapışmak
    kenetlenmek
    kentlileşmek
    keseklenmek
    kesesini doldurmak
    kesilmek
    kesmek
    kestiği tırnak olamamak
    ket vurmak
    ketum olmak
    keyfine diyecek olmamak
    kıç attırmak
    kıkırdatmak
    kıl kapmak
    kılıç kuşanmak (veya takmak)
    kıran girmek
    kırılmak
    Kırıp dökmek
    kırıştırmak
    kırk tarakta bezi olmak
    kırkı (veya kırkları) karışmak
    Kırklara karışmak
    kırlaşmak
    kırmak
    kırpışmak
    kırtıpilleşmek
    kıskanılmak
    kıskıvrak yakalamak (veya bağlamak)
    kısmet olmak
    kısmetine mani olmak
    kısmetini bağlamak
    kış yapmak
    kışlamak
    kıvamını bulmak
    kıvanç duymak
    kıvanmak
    kıvrandırmak
    kıvrılmak
    kıyak geçmek (veya çekmek)
    kıyak yapmak
    kıyamet kopmak
    kıyıda köşede kalmak
    kıyılmak
    kızartmak
    kızdırılmak
    kızdırmak
    kızılca kıyamet kopmak
    kifayet etmek
    kilidi küreği olmamak
    kilit gibi olmak
    kilit kürek olmak
    kimya olmak
    kir götürmek
    kir tutmak
    kirada olmak
    kirlenmek
    klips
    koklatılmak
    kokuşturmak
    kokutmak
    kol gezmek
    kol vermek
    kolalanmak
    kolaylamak
    kolaylanmak
    kolçak
    kollanmak
    kolunda altın bileziği olmak
    konmak
    konuşmak
    konuşulmak
    korkalamak
    korunmak
    kovalanmak
    kovulmak
    koyulmak
    kozalaklılar
    kökenlenmek
    köknar
    kökü kurumak
    köleniz (veya köleleri)
    kömürcü çırağına dönmek
    köprülenmek
    kör şeytandan bulmak
    körletmek
    körüklenmek
    köstek olmak
    kösteklenmek
    köşe bucağa dağılmak
    köşeyi dönmek
    kötü yola düşmek
    kötülenmek
    kraldan çok kralcı olmak
    kriz geçirmek
    kucağına oturmak
    kudurmak
    kudurtmak
    kul köle olmak
    kulağı duvar olmak
    kulağına çalınmak
    kulağını sağır etmek
    kulakları paslanmak
    kulakları uğuldamak
    kullanılmak
    kullanmak
    kulluk etmek
    kulunuz
    kumpasa dahil olmak
    kundaklanmak
    kurası olmak
    kurşun tutmak
    kurşunlanmak
    kurtarılmak
    kurtarmak
    kurtlandırmak
    kurtlaşmak
    kurulanmak
    kurulmak
    kurutulmak
    kusayazmak
    kuş kadar canı olmak
    kuşaklanmak
    küfelik olmak
    kükürtlenmek
    külahını ters giydirmek
    küllenmek
    kürek kadar dili olmak
    laçka olmak
    laçkalaşmak
    laf kaynayıp gitmek
    lafı geçmek
    layık olmak
    lehinde olmak
    lehine olmak
    lehte olmak
    liste başı olmak
    macunlanmak
    madaralaşmak
    mahcup kalmak
    mahkemelik olmak
    mahkemeye düşmek
    mahkûm olmak
    mahmuzlanmak
    mahremiyetine girmek
    mahşerleşmek
    mahvetmek
    mahvolmak
    mahzun olmak
    mahzunlaşmak
    makaslanmak
    mal edinmek
    mal etmek
    mal yapmak
    malik olmak
    mangal gibi yüreği olmak
    marazlanmak
    marmara çırası
    maruz kalmak
    maskaralanmak
    maskarası olmak
    maskelenmek
    maşa gibi kullanmak
    mayasında olmak
    mazur olmak
    medreseye düşmek
    medyunuşükran olmak
    meme yapmak
    menetmek
    menopoza girmek
    mensup olmak
    merak olmak
    merakını uyandırmak
    merakta kalmak
    merhabası olmak
    merhem olmak
    mesele olmak
    mesleğinin eri (veya erbabı) olmak
    mest olmak
    mesul olmak
    mesut olmak
    meşale çekmek
    methali olmak
    methini işitmek (veya duymak)
    metin olmak
    mevcut olmak
    meydan açmak
    meydan almak
    meydana çıkmak
    meydana gelmek
    meyli olmak
    mezelenmek
    mıhlanmak
    mıncıklanmak
    midesi almamak (veya kaldırmamak veya kabul etmemek veya götürmemek)
    midesi bulanmak
    militanlaşmak
    mimlenmek
    morarmak
    morartmak
    mosmor kesilmek (veya olmak)
    motoru bozmak
    muaşakada olmak
    mukadder olmak
    mum olmak
    mumlanmak
    muşambalaşmak
    muteber olmak
    mutlanmak
    mutlu olmak
    muttali olmak
    muvafık olmak
    muzipliğine uğramak
    mümanaat etmek
    münakaşa götürmemek
    münasebette bulunmak
    müptela olmak
    mürekkep yalamak
    müsaade etmek (veya buyurmak)
    müstahak olmak
    müsterih olmak
    müşteki olmak
    mütelezziz olmak
    müyesser olmak
    nabzı atmak
    nadim olmak
    nakledilmek
    nal toplamak
    nallanmak
    nam almak
    nazikleşmek
    nedamet duymak (veya getirmek)
    neden olmak
    nefes nefese kalmak
    nefret etmek
    nefret uyandırmak
    neftîleşmek
    nesli tükenmek
    nezaket göstermek
    ninni
    nispeti olmak
    nişastalanmak
    nitelendirilmek
    nodullanmak
    normalleşmek
    numaralanmak
    nutku tutulmak
    nüfus planlaması
    nüfuz etmek
    objektif olmak
    ocağı sönmek
    odaklanabilmek
    odaklanmak
    okka çekmek
    okşanmak
    okunmak
    okutulmak
    olagelmek
    olayazmak
    olgunlaşmak
    OLMA
    olmak
    olta
    olta takımı
    olunmak
    oluvermek
    omuz öpüşmek
    omuz vermek
    omuzlanmak
    omuzları çökmek
    omzuna binmek
    on parmağında on hüner (veya marifet) olmak
    onanmak
    onarılmak
    Onaşmak
    onaylanmak
    onmak
    onulmak
    operatörleşmek
    ortadan kalkmak
    ortadan kaybolmak
    ortak etmek
    ortakçılık etmek
    ortaklaşmak
    ortalık düzelmek
    ortalık kararmak
    ortaöğretim
    ortaya çıkmak
    ortaya düşmek
    orucunda olmak
    otlamak
    otorite sağlamak (veya temin etmek)
    oturmak
    oturtulmak
    otuz iki dişe keman çaldırmak
    ovalanmak
    ovulmak
    oya
    oyalanmak
    oydaş olmak
    oydaşmak
    oynanmak
    oynatılmak
    oyun almak
    oyunun kurallarını bilmek
    öbeklenmek
    ödenmek
    ödevlendirilmek
    öğürleşmek
    öğütülmek
    öksürmek
    öksüz kalmak
    öküzün altında buzağı aramak
    ölçülmek
    ölçülü olmak
    öldürmek
    öldürülmek
    ölmek
    ölümsüzleşmek
    ölümü göze almak
    ölümün soluğunu ensesinde duymak (veya hissetmek)
    ölüsü bile yetmek
    ömrüne ömür katmak
    ömür çürütmek
    ön rapor
    ön ses düşmesi
    ÖNAYAK
    öncülük etmek
    önde gelmek
    önerilmek
    önlem almak
    önlemek
    önleyici
    önüne dikilmek
    önünü kesmek
    öpülmek
    öpüşmek
    örgütlenmek
    örnek olmak
    örselenmek
    örtbas
    örtülmek
    örümcek bağlamak
    örümceklenmek
    ötürmek
    övülmek
    özgü olmak
    özlenmek
    özümlenmek
    pabucuna taş kaçmak
    paçalarından akmak
    paçasını çekecek (veya toplayacak) hali olmamak
    pahalıya gelmek
    paketlenmek
    pamuk ipliğiyle bağlanmak
    pamuklanmak
    pancar kesilmek
    papaza dönmek
    par par
    para etmek
    paralanmak
    paralatmak
    parasızlık çekmek
    paraya para (veya pul) dememek
    parçalanmak
    parmağı olmak
    parmakla gösterilmek
    parmakla sayılmak
    paslatmak
    paspaslanmak
    paşa olmak
    pat
    patırtı çıkarmak
    patırtı kopmak
    patlamak
    payanda olmak
    payansız olmak
    paylatmak
    pekişilmek
    peltelenmek
    pens
    perçinlenmek
    perdah çekmek
    perde inmek
    perdelemek
    perdelenmek
    perende atamamak (veya atılmamak)
    pervane kesilmek
    peydah olmak
    pıhtılanmak
    pırıl pırıl olmak
    pısırıklaşmak
    pilot bölge
    pirelenmek
    pireyi gözünden vurmak
    pirinci (çok) su kaldırmamak (veya götürmemek)
    pislenmek
    pislik götürmek
    pislik parmağından (veya paçalarından) akmak
    pişirilmek
    pişmanlık duymak (veya getirmek)
    piyasaya düşmek
    pofurdatmak
    pohpohlanmak
    popüler olmak
    porsuk ağacı
    pot yapmak
    potlanmak
    problem olmak
    projektör ışığında olmak
    pul pul olmak
    pullanmak
    pusuda beklemek
    puşt olmak
    pür
    radikalleşmek
    rafit
    rahat etmek
    rahatı kaçmak
    rahatsızlanmak
    rahatsızlık duymak
    randevusu olmak
    raspalanmak
    rastlaşmak
    raydan (veya rayından) çıkmak
    realist olmak
    reddedilmek
    revaçta olmak
    rıza göstermek
    rızası olmak
    rol oynamak
    rüşdünü ispat etmek
    rüzgardan nem kapmak
    saat on bir buçuğu çalmak
    sabit olmak
    sabunköpüğü gibi sönmek
    saç sakal ağartmak
    saçaklanmak
    saçı başı birbirine karışmak
    saçı topuklarını dövmek
    sağ gözünü sol gözünden sakınmak
    sağa kaymak
    sağdırmak
    sağı solu olmamak
    sağılmak
    sağını solunu bilmemek
    sağırlaşmak
    sağlamak
    sağlanmak
    sağlık memuru
    sahip çıkmak
    sahip olmak
    sahnelenmek
    sakalı değirmende ağartmak
    sakın ha!
    sakınılmak
    saklamak
    saldırmak
    salınmak
    salıverilmek
    samimi olmak
    samimileşmek
    sancısı tutmak
    sandırmak
    sangılamak
    santim kaçırmamak
    sapır sapır dökülmek
    saplanmak
    sararmak
    sarhoşlamak
    sarhoşlaşmak
    sarıçam
    sarımsaklanmak
    sarkıntı olmak
    sarmalanmak
    sarmaş dolaş olmak
    sarsılmak
    sataşılmak
    sataşmak
    savılmak
    savsaklanmak
    savurtmak
    sayılmak
    saymakla bitmemek (veya tükenmemek)
    sebebiyet vermek
    sebep olmak
    seçilmek
    sekreter
    sekte vurmak
    sektirmek
    sel seli götürmek
    sele gitmek
    semizlenmek
    sendelemek
    senli benli olmak
    sepette pamuğu olmamak
    ser verip sır vermemek
    serpilmek
    serpiştirilmek
    sersefil olmak
    sersemletmek
    serserileşmek
    sertleşmek
    sertleştirmek
    sessizleşmek
    sevda çekmek
    seyredilmek
    sezinlemek
    sıfıra inmek
    sığmak
    sıkı durmak
    sıkı tutmak
    sıkıntıya düşmek
    sıkıştırmak
    sınanmak
    sınavdan geçmek
    sındırılmak
    sınıfta bırakmak
    sıra gecesi
    sırası gelmek
    sırnaştırmak
    sırra kadem basmak
    sırrolmak
    sırtı yere gelmek
    sırtı yere gelmemek
    sırtüstü
    sıska olmak
    sıyırmak
    sıyrılmak
    sızlatmak
    sif
    sigortalanmak
    silahaltında bulunmak
    silahlandırılmak
    silahsızlandırmak
    Silinip gitmek
    silinmek
    silkelenmek
    Simgeleştirilmek
    sindirilmek
    sindirmek
    sineyimillete dönmek
    sinir buhranı geçirmek
    sinir küpü olmak
    sinir sahibi olmak
    sinirlendirmek
    sinirleri gergin olmak
    sinirlerine hakim olmak
    sislendirmek
    soğuk düşmek (veya kaçmak)
    soğulmak
    Soğurulmak
    soğutmak
    soğutulmak
    sokağa (veya sokaklara) düşmek
    sokaklara dökülmek
    sokmak
    sokulmak
    sol tarafından kalkmak
    sola kaymak
    solda sıfır kalmak
    soldurmak
    solutmak
    somurulmak
    sonu gelmek
    sorgulanmak
    sorgulayabilmek
    sormak
    sorulmak
    sorun olmak
    soruşmak
    soyulmak
    sökülmek
    sömürülmek
    söndürülmek
    sönmek
    sövülmek
    söz gelmek
    söz getirmek
    söz götürmek
    söz kaldırmamak
    söz konusu olmak
    söz sahibi olmak
    sözü geçmek
    sözüne sadık kalmak
    su sabun görmemek
    su yüzüne (veya üstüne) çıkmak
    su yüzüne çıkmak
    suçlanmak
    sulbünden gelmek
    sunulmak
    surat etmek
    suratından düşen bin parça olmak
    suskunlaşmak
    susma
    susturmak
    SUZENİ
    südremek
    süflileşmek
    sürdürümlenmek
    sürgün gitmek (veya olmak)
    sürüklenmek
    sürülmek
    süründürmek
    sürünmek
    Sürüp gitmek
    süs için
    süslenmek
    sütçü beygiri gibi ayakta uyumak
    sütten çıkmış ak kaşık gibi olmak
    süzeni
    süzülmek
    şad olmak
    Şafii köpeğine dönmek
    şahit olmak
    şahlandırmak
    şaibe altında tutulmak
    şaka söylemek
    şakaya gelmek
    şakayı kakaya çevirmek
    şangırdatmak
    şanına yakışmak
    şanından olmak
    şansa kalmak
    şansı dönmek
    şansı yaver gitmek
    şaşalatmak
    şaşılaşmak
    şaşırtmak
    şen olmak
    şenelmek
    şeytana külahı (veya pabucu) ters giydirmek
    şeytanın yattığı yeri bilmek
    şıklaşmak
    şımartılmak
    şifa bulmak
    şimşekleri üstüne çekmek
    şistleşmek
    şişirilmek
    şişmek
    şoke
    şöhret bulmak (veya kazanmak)
    şuurlaşmak
    şükretmek
    taalluk etmek
    tabi olmak
    tacizlik getirmek
    tadından yenmemek
    tadını almak
    tahta çıkmak
    takırdatmak
    takma saç
    talihi yaver gitmek
    talim etmek
    tamamlanmak
    tanıdık çıkmak
    tanık olmak
    tanımak
    tanış çıkmak
    tanıtılmak
    tanıtlanmak
    taraf gözetmek
    taraf tutmak (veya çıkmak veya olmak)
    tarazlanmak
    tarife gelmemek
    tartılmak
    tartışma götürmek
    tarumar olmak
    tasa çekmek
    tasarruf etmek
    tasasız olmak
    taş çıkarmak (veya çıkartmak)
    taş kesilmek
    taşı toprağı altın olmak
    taşımak
    taşınabilmek
    taşlar yerine oturmak
    tat vermek
    tatmak
    tatmin olmak
    tatsızlık çıkarmak
    tavsatmak
    tazıya dönmek
    tebdil gezmek
    tebelleş olmak
    tebeyyün etmek
    tecrübe tahtasına dönmek
    tedavülde olmak
    tedirginleşmek
    tehalüf etmek
    tekabül etmek
    tekaüt olmak
    tekeffül etmek
    tekelinde olmak
    tekeline (veya tekellerine) almak
    tel tel dökülmek
    telaşlandırmak
    tembelleştirmek
    temel atmak
    temel tutmak
    temsil etmek
    tenceresi (veya tencereleri) kaynamak
    teneşir paklamak
    terletmek
    ters düşmek
    tersine dönmek
    terslenmek
    teşkilatlanmak
    tetik üstünde beklemek
    teverrüm etmek
    tevlit etmek
    teyakkuza geçmek
    tezgahlanmak
    tıkanmak
    tıkırdatmak
    tıkırı yolunda olmak (veya gitmek)
    tıklanmak
    tıknefes olmak
    tıpatıp uymak
    tırmalanmak
    tırmıklanmak
    tırnağı olamamak
    tırnağına değmemek
    tırnaklanmak
    tırpanlanmak
    tırtıklanmak
    tiftiklenmek
    tiksinilmek
    tiryakisi olmak
    titizlenmek
    titreşmek
    tok tutmak
    tomurcuklanma
    top yapmak
    topa çıkmak
    toparlanmak
    toplanmak
    toplu iğne
    toprak olmak
    torun tosun (veya torba) sahibi olmak
    tozdan dumandan ferman okunmamak
    tozlanmak
    tozpembe görmek
    tuhaflaşmak
    turşulaşmak
    tutkun olmak
    tutkuya kapılmak
    tutmak
    tutsak düşmek
    Tuttuğunu koparmak
    tutturmak
    tutuklanmak
    tutukluk yapmak
    tutulmak
    tuz buz olmak
    tuzla buz olmak
    tuzu olmak
    tükürüklenmek
    tümselmek
    tünmek
    Türkleşmek
    tütsülemek
    tüylenmek
    ucu ortası belli olmamak
    ucunda (bir şey) bulunmak
    ucundan tutmak
    ucuzlamak
    Uçan kuşa borcu olmak
    uçmak
    Uçup gitmek
    uğramak
    uğratmak
    uhdesinde olmak
    Ululanmak
    umulmak
    umursanmak
    umut kesmek
    unutulmak
    uşaklık etmek
    utanmak
    utulmak
    uyarılmak
    uygulanabilmek
    uygulanmak
    uygun düşmek
    uygun gelmek
    uygun olmak
    uyku dağıtmak
    uyku vermek (veya getirmek)
    uykusu derin olmak
    uykusu kaçmak
    uymak
    uysallaşmak
    uyumak
    uyuşmazlık çıkmak
    uyutulmak
    uzak düşmek
    uzatmak
    uzatmaları oynamak
    uzmanlaşmak
    üç durum yasası
    üçleşmek
    ünlenmek
    ünsiyet peyda etmek
    üstelenmek
    üstü başı dökülmek
    üstün olmak (veya gelmek)
    üstünde kalmak
    üstünden akmak
    üstünden dökülmek
    üstüne alınmak
    üstüne çekmek
    üstünü görmek
    üşütmek
    ütülenmek
    üzerinde kalmak
    üzerinden dökülmek
    üzerine almak
    üzerine varmak
    üzülmek
    üzümün çöpü armudun sapı var demek
    vacip olmak
    vakti gelmek
    var olmak
    varaklanmak
    varmak
    vazgeçmek
    verilmek
    verim düşürmek
    vidalanmak
    vuku bulmak
    Vurduğu yerden ses gelmek
    vurmak
    vurulmak
    vücuda gelmek
    yabancılaşmak
    yadigar kalmak
    yağlı ballı olmak
    yağmur yemek
    yağmurlamak
    yakışıksız kaçmak
    yakışmak
    yaklaşmak
    yaklaştırmak
    yakmak
    yalanlanmak
    yalanmak
    yaldızlanmak
    yalpalatmak
    yalvartmak
    yamanmak
    yanağına kan gelmek
    yandaşlık etmek
    yandırmak
    yanında olmak
    yanıp durmak
    yanmak
    yansımak
    yapılmak
    yapışmak
    yapmak
    yaprak oynamamak (veya kıpırdamamak)
    Yaptığı hayır ürküttüğü kurbağaya değmemek
    yaptırılmak
    yaptırtmak
    yar olmak
    yara açmak
    yaramak
    Yaramamak
    yararlı olmak
    yaraşmak
    yaratılmak
    yaratmak
    yardım ve yataklık etmek
    yardımcı fiil
    yarışmak
    yaslanmak
    yassılanmak
    yassılaşmak
    yaşamak
    yaşartmak
    yaşını başını almak
    yatağa (veya yataklara) düşmek
    yatak çekmek
    yatak yorgan yatmak
    yatalak olmak
    yatmak
    yavaşlamak
    yavuzlanmak
    yayılmak
    yayımlatmak
    yaymak
    yazının cahili olmak
    yedeğe almak (veya takmak)
    yedi kat yerin dibine geçmek
    yeise bürünmek
    yekvücut olmak
    yenik düşmek
    yenilgiye uğramak
    yenilmek
    yenmek
    yer tutmak
    yere bakmak
    yere batmak
    yeri gelmek
    yeri göğü ben yarattım demek
    yeri olmak
    yerilmek
    yerin dibine geçmek (veya batmak veya girmek)
    yerinde olmak
    yerinde yeller esmek
    yerine gelmek
    yerini bulmak
    yerini doldurmak
    yerinmek
    yerleri süpürmek
    yerleşilmek
    yerleşmek
    yerleştirilmek
    yerlileşmek
    yersiz yurtsuz kalmak
    yeşillenmek
    yeterli olmak
    yetişmek
    yetmek
    yığılmak
    yıkanmak
    yıkılmak
    yıkmak
    yıldırılmak
    yıldızlamak
    yırtılmak
    yıvışmak
    yiğitleşmek
    Yitip gitmek
    yitmek
    Yiyip bitirmek
    yoğalmak
    yoğrulmak
    yoğun
    yoğunlaşmak
    yoklanmak
    yol açmak
    yol kesmek
    yoldan çevirmek
    yoldan çıkmak
    yollara dökülmek
    yolları tutmak
    yolunu bilmek
    yolunu kesmek
    yontulmak
    yorgan döşek yatmak
    yorgan iğnesi
    yorumlanmak
    yozlaşmak
    yozlaştırmak
    yuları birinin elinde olmak
    yumrulanmak
    yumulmak
    yumurtaya kulp takmak
    yurtlanmak
    yuvalanmak
    yuvasını yıkmak
    yüceltilmek
    yüklenmek
    yükseltilmek
    yükünü almak
    yükünü tutmak
    yüreği çarpmak
    yüreği sıkışmak (veya tıkanmak)
    yüreğine dert olmak
    yüreğini kemirmek
    yürürlükte bulunmak
    yürürlükte olmak
    yürütülmek
    yüz tutmak
    yüz yüze yaşamak
    yüzdürülmek
    yüze çıkmak
    yüzgöz olmak
    yüzmek
    yüzsüzleşmek
    yüzü görmemek
    yüzü gülmek
    yüzü karışmak (veya allak bullak olmak veya alabora olmak)
    yüzünden akmak
    yüzünden düşen bin parça olmak
    yüzünden kan damlamak
    yüzüne bakmaya kıyamamak
    yüzünü ağartmak
    yüzünü kızartmak
    Yüzüp yüzüp kuyruğuna gelmek
    zail olmak
    zamklanmak
    zan altında bulunmak
    zar gelmek
    zarar vermek
    zebunu olmak
    zehapta bulunmak
    zehir kesilmek
    zehirlenmek
    zemzemle yıkanmış olmak
    zerresi (veya zerre kadar eseri) kalmamak (veya olmamak veya yok)
    zeval bulmak
    zevali olmak
    zıngırdatmak
    zıplayabilmek
    zırlatmak
    zıtlaşmak
    zihni boşalmak
    zirveye çıkmak
    ziyaretgah
    zom olmak
    zonklatmak
    zoru olmak
    zorunda kalmak (veya olmak)
    züppeleşmek


    Bilgi yarışması | Oyun | Firma bilgisi | Hastalık sitesi | Link sitesi | Rüya tabirleri
    Ücretsiz program | Şifalı bitkiler | Tıp sözlüğü | Türkçe sözlük | Yemek tarifleri |

    Kullanıcıların yorum ekleyebildikleri, kelime arayabildikleri geniş kapsamlı,
    dizinler halinde 120.000 türkçe kelime içinde gezme ve arama
    ayrıca anlam girebilme imkanı, geniş kapsamlı türkçe sözlük


    ©2005 birsozluk.com

    6,152344E-02