s TÜRKÇE SÖZLÜK - S - s
Ana sayfa


s
  • SÖZLÜK ANLAMI

  • Kükürt elementinin simgesi.




    İlgili Kelimeler

    ... demeye kalmamak
    ... nerede ... orada
    ... olsun ... olsun
    ...-meye görsün (veya gör)
    ab
    abaküs
    abanoz kesilmek
    Abdal
    aberasyon
    ABLACI
    ablacılık
    abliyi kaçırmak (veya bırakmak veya koyuvermek)
    abone
    abrakadabra
    ABSORBE
    absorbe etmek
    absorbe olmak
    abstraksiyon
    abstraksiyonizm
    abstre
    abstre sanat
    abstre sayı
    ABSÜRT
    abuk
    abuklamak
    abuklaşmak
    abuklaştırmak
    abukluk
    abus
    acayip
    ACE
    acemi
    acı acı
    acı ağaç
    acı balık
    acı kuvvet
    acıkara
    acısını almak
    acil servis
    acizane
    açığı çıkmak
    AÇIK
    açık açık
    açık bono vermek
    açık bölge
    açık ciro
    açık kapı
    açık oturum
    açık saman rengi
    açık sarı
    açıklık politikası
    açıktan
    açılım
    açılmak
    açmak
    açmaz
    ad
    adalete teslim etmek
    adalete teslim olmak
    adam almamak
    addedilmek
    addetmek
    addolunmak
    adedî
    adet
    adetçe
    adı batmak
    adını taşımak
    aerobik
    afazi
    afiyet üzere olmak
    afoni
    aglütinin
    AGRESİF
    agresiflik
    agu
    agucuk
    ağababa
    ağabey
    ağaç sansarı
    ağaç yılanı
    ağaçkakan
    ağartı
    ağdalaşmak
    ağır
    ağır kayıp
    ağırlaşmak
    ağırlık
    ağırlık basmak (veya çökmek)
    ağırlık olmak
    ağış
    ağız şakası
    ağız tamburası çalmak
    ağızdan
    ağızlık
    ağlamak
    ağlaşmak
    ağmak
    ağnam
    ağnamcı
    ağrı yitimi
    ağza alınmaz (veya alınmayacak)
    ağzı açık ayran delisi (veya budalası)
    ağzı bir
    ağzı dili (veya ağzı) kurumak
    ağzı gevşek
    ağzı kenetli
    ağzı kilitli
    ağzı pis
    ağzı sıkı
    ağzı varmamak
    ağzına almak
    ağzına bakakalmak
    ağzına gem vurmak
    ağzına kilit takmak (veya vurmak)
    ağzına kira istemek
    ağzına taş almak
    ağzına tıkmak
    ağzına yakışmamak
    ağzında bakla ıslanmamak
    ağzında büyümek
    ağzından çıkanı (veya çıkan sözü) kulağı duymamak (veya işitmemek)
    ağzını kapamak (veya kilitlemek)
    ağzını öpeyim (veya seveyim)
    ağzını sıkı (veya pek) tutmak
    ağzını tıkamak
    ağzını toplamak
    ağzının içine baktırmak
    ağzıyla içmesini bilmek
    ahbap
    ahbap çavuşlar
    ahde vefa etmek
    ahir
    ahir zaman
    ahiren
    ahraz
    ahtapot gibi
    aile adı
    aile gazinosu
    aile ismi
    ak
    ak pak
    ak saçlı
    ak sakallı
    akak
    akamber
    akarca
    akbalık
    akdetmek
    akıbet
    akıcılık
    akım
    akım derken bokum demek
    akıncılar
    akıntı
    akim
    akim kalmak
    akit
    akkavak
    akkefal
    aklamak
    aklan
    aklı başında
    aklı çıkmak
    aklı kesmemek
    aklına takmak
    aklınca
    aklından çıkarmamak
    aklıselim
    akmak
    akortsuzlaştırmak
    akortsuzluk
    akrep
    aksetmek
    aksettirmek
    aksiyon
    akson
    aksöğüt
    akşamdan kavur, sabaha savur
    aktarma
    aktüeryal
    akvarel
    alabildiğine
    alabora
    alacakarga
    alaçam
    alakarga
    alakart
    alazlamak
    aldığı abdest ürküttüğü kurbağaya değmemek
    aldırmak
    alem olmak
    alem yapmak
    alessabah
    alev
    alevlenmek
    alg
    algler
    alı alına, moru moruna
    alıcı
    alık
    alım satım
    alışmak
    alimallah
    alkış tufanı kopmak
    alkollü
    alkolölçer
    allamak pullamak
    almak
    almaşık yapraklar
    alt
    alt bölüm
    alt yanı çıkmaz sokak
    alternatif
    alternatifli
    alternatiflilik
    alternatifsiz
    alternatifsizlik
    altın gibi
    altını üstüne getirmek
    altınoluk
    alttan almak
    alümin
    amazon
    ambargo koymak
    amberbaris
    ametist
    amir
    amiyane
    amma da yaptın ha!
    amonyum sülfat
    ana avrat düz (veya dümdüz) gitmek (veya küfretmek)
    ana erki
    ana kuzusu
    ana sanlı
    anahtar
    ANAM
    anamal
    anası danası
    anasını eşek kovalasın!
    andık
    andız
    angarya
    anıtlaşmak
    ANİF
    anket
    anlamak
    anlaşma
    anlaşmak
    anlatmak
    anofel
    anomali
    anonim ortaklık
    anons
    anonsör
    antihijyenik
    antipati
    antipatik
    antipatik bulmak
    antipatik olmak
    antipatikleşme
    antipatikleşmek
    antipatikleştirme
    antipatikleştirmek
    antipatiklik
    antoloji
    antolojik
    antrenman yapmak
    antrikot
    antrparantez
    anüs
    anzarot
    apolet
    apolitik
    aposteriori
    ara nağme
    ara sıcak
    ara sıra
    aralık
    aralıksız
    arama
    aramice
    aranılmak
    Arap gibi olmak
    Arap olayım
    Arapça
    ararot
    arasız
    arazi olmak
    ardıç
    ardılmak
    ardına kadar açık
    arena
    areometre
    argo
    argolaşmak
    arıkçı
    arız
    arız olmak
    arızi
    aristokrasi
    aristokrat
    ariya
    arka çevirmek
    arkalık
    arkası alınmak
    arkası yere gelmemek
    arkası yufka
    arkasına almak
    arkasında yumurta küfesi yok ya! (veya olmamak)
    arkaya bırakmak (veya koymak)
    artı
    arz
    arz etmek
    asabına dokunmak
    asabi
    asabilik
    asabiye
    asabiyeci
    asabiyet
    asalet
    asaletli
    asap
    asarcık
    asetik
    asetik asit
    asfalt
    ashap
    asık
    asıl
    asıl sayılar
    asılmak
    asılmışadam
    asıntı
    asıntı olmak
    asil
    asillik
    asilzade
    asilzadelik
    asimetri
    asimptot
    ASİST
    asist etmek (veya yapmak)
    askı
    askıda bırakmak
    asklı
    aslan gibi
    aslanağzı
    aslı nesli
    asortik
    asosyal
    astar
    astsubay
    asudelik
    Asurca
    aşağı bitkiler
    aşık
    aşık olmak
    aşılama
    aşılamak
    aşıt
    aşk yapmak
    aşmak
    At
    at cambazı
    at pazarında eşek osurtmuyoruz!
    ata erki
    ataerkil
    atak
    atalet
    atarkanal
    atbalığı
    ateş balığı
    ateş hattı
    ateş kesilmek
    ateşi uyandırmak
    ateşkes
    atıl
    atılım
    atılmak
    atımlık
    atışma
    atışmak
    atkı
    atlama taşı
    atlamak
    atlatmak
    atmak
    aval
    avantüriye
    avantüriyer
    avcı hattı
    averaj
    avustralya karatavuğu
    ayağa kalkmak
    ayağı bağlı
    ayağına getirmek
    ayağına sıcak su mu, soğuk su mu dökelim?
    ayağını çekmek
    ayağının bağını çözmek
    ayak tutmak
    ayan
    ayancık
    ayar
    ayaz vurmak
    ayazda kalmak
    ayazlatmak
    aydınlatma
    ayık
    ayılmak
    ayırmak
    ayırtman
    aylamak
    aynalık tahtası
    aynı kapıya çıkmak
    ayraç açmak
    ayran
    ayrımlama
    ayvacık
    ayvaz
    ayyuka çıkmak
    azaplı
    azapsız
    azat
    azat etmek (veya eylemek)
    azel
    aziz
    aziziye
    azvay
    baba
    baba diyarı
    baba soyluluk
    babacanca
    BABACIK
    babadan babaya
    baca
    badem olmak
    badısaba
    bağ
    bağdaş
    bağdaş kurmak
    bağımlı
    bağırsak
    bağırsak iltihabı
    bağıt
    bağıtsız
    bağlamak
    bağlanım
    bağlanmak
    bağlaşık
    bağlı
    bağrına taş basmak
    bahadır
    bahar nezlesi
    bahçe
    bahis konusu
    bahis konusu olmak
    bahis mevzusu
    bahis mevzusu olmak
    bahsi geçmek
    bahtı kara olmak
    baki
    baki kalmak
    bakla çiçeği
    baklayı ağzından çıkarmak
    bal mumu yapıştırmak
    balast
    BALAT
    balata
    balçık hurması
    balgam
    balık bilimi
    balık çorbası
    balıklama
    balkan
    balkanlık
    balkımak
    baltalık
    bam teli
    bambul otu
    ban ağacı
    bandaj
    bandajlamak
    bandajlatmak
    banko
    banko sayı
    bant
    banyo bataryası
    baraj
    baraj mesafesi
    bardağı taşıran damla
    bardağı taşırmak
    bardak
    barınmak
    barış
    barışık olmak
    barışmak
    barut kokusu gelmek
    bas
    basit
    baskın
    baskın yapmak
    baskısız büyümek
    basmak
    basya
    baş belası
    baş eğmek
    baş kesmek
    baş ucu kitabı
    başağrısı
    başağrısı olmak
    başeczacı
    başı ağrımak
    başı bağlı
    başı belaya girmek (veya uğramak)
    başı dara düşmek
    başı derde girmek
    başı dönmek
    başı dumanlı
    başı havada
    başı kabak
    başı yerde
    başına balta kesilmek (veya olmak)
    başına bela olmak (veya kesilmek)
    başından atmak
    başını derde sokmak
    başkomutan
    başköşeye kurulmak
    başlangıç noktası
    başmal
    başsızlık
    baştan kara gitmek
    başülke
    başyıldız
    batarya
    batı
    batisfer
    batmak
    battıçıktı
    bayağı kaçmak
    baygın
    bayılmak
    bayrak
    bayram
    bayram günü
    bayram haftasını mangal tahtası anlamak
    bayramda seyranda
    bayramdan bayrama
    bazitli mantarlar
    bazlama
    bazofobi
    bebek
    Beberuhi
    becet
    begayet
    beğenilmek
    Beherglas
    beis görmemek
    bej
    bek
    bekaret
    beklemek
    beklemeli
    bel
    belagat
    belgit
    belik
    beliklemek
    belirtke
    bellemek
    belli etmek
    ben
    bengi
    bengileşmek
    bengilik
    bent
    benzemek
    benzi kanlanmak
    benzine kan gelmek
    berber
    berceste
    berdevam
    bergamodi
    beribenzer
    berk
    berkimek
    berkitme
    berkitmek
    berklik
    besici
    besili
    beslemek
    beslenen
    beşik ölümü
    bey
    beyaz perde
    beyaz şarap
    beyefendi
    beygir
    beygir gücü
    beylerbeyi
    beyni bulanmak
    beyzade
    beyzadelik
    bezek
    bezeklemek
    bezeme
    bezemek
    bezemeli
    bezgi
    bezgin
    bıcır bıcır
    bıçak gibi kesilmek
    bıçak gibi saplanmak
    BIÇIK
    bıçkı
    bırakışmak
    bırakma
    bırakmak
    bıyıklı balık
    biçem bilimi
    biçim
    bidat
    bigünah
    bilahare
    bilasebep
    bildirim ödencesi
    Bile bile lades
    bileşik
    bilfarz
    Bilgici
    bilinç kaybı
    bilmek
    bilmünasebe
    binde bir
    binek atı
    binnetice
    bir
    bir biçimine getirmek
    bir bu eksikti
    bir çift sözü olmak
    bir dalda durmamak
    bir dediği bir dediğini tutmamak
    bir köşeye koymak
    bir kulağından girip öbür kulağından çıkmak
    bir sıra
    bir tarakta bezi olmamak
    bireşim
    birinci
    birincil
    birleşik oy pusulası
    birsam
    bis yapmak
    bit otu
    biti kanlanmak
    bitim
    bitimli
    bitimsiz
    bitişik kelime
    bitki sütü
    bitmek
    bivefa
    blokaj
    bloke etmek
    boalar
    boğanak
    boğazında düğümlenmek
    boğazından geçmemek
    boğmak
    boğucu
    boğuklaşmak
    boğuntu
    boğunuk
    bol kepçe
    borasit
    borç harç
    borç harç etmek
    borda ağı
    borda atışı
    borda zırhı
    borsa üyesi
    boru bileziği
    borusu ötmek
    bostan
    bostan dolabı
    boş bulunmak
    boşaltım
    boşaltma havzası
    boşanmak
    boşboğaz
    boy vermek
    boya tabancası
    boyabat
    boyna
    boyna etmek
    boyun kesmek
    boyun kırmak
    boyunca
    boz madde
    bozuk plak gibi
    bozulmak
    bölge
    bölme
    bölük
    böylece
    briyantin
    brokar
    bronş
    buğu
    buğulaştırıcı
    buğulu
    buharlayıcı
    bukalemun gibi renkten renge girmek
    bukalemungiller
    bukran
    bulamaç
    bulaşkan
    buldumcuk
    Bulgar
    bulgur
    bulmak
    buluntu
    bumbar
    bun
    bunalmak
    bunaltı
    bungun
    bungunlaşmak
    bungunlaştırmak
    bungunluk
    bunlu
    bunsuz
    burlesk
    burma
    burnunu çekmek
    burnunu sürtmek (veya burnu sürtülmek)
    buru
    burulmak
    burusu tutmak (veya tutulmak)
    butik otel
    buymak
    buyrultu
    Buyur etmek
    buyurgan
    buyurmak
    buz bağlamak
    buz duvarı
    buz kalıbı
    buz tutmak
    buz üstüne yazı yazmak
    buzağılamak
    buzhane
    buzlu cam
    buzlu çay
    büğemek
    bükmek
    bülbül
    bürudet
    bürümek
    bürünmek
    büyükbaş
    büyüklerin ellerinden, küçüklerin gözlerinden öpmek
    büyümek
    büyütken doku
    cadı gibi
    cam
    camlı köşk
    can çekişmek
    can gözdesi
    can olmak
    cana yakın
    canı canına (veya içine) sığmamak
    canı cehenneme
    canı tatlı
    canı yerine gelmek
    canım
    canımın içi
    canına yandığım (veya yandığımın)
    canını almak
    canını sıkmak
    canını sokakta bulmak
    cankurtaran simidi
    canla başla
    cariyeniz (veya cariyeleri)
    cart
    cascavlak
    cayırdatmak
    caymak
    Ce
    cebe
    cebel
    cefalı
    cehennemi boylamak
    celalli
    cemre düşmek
    cenap
    cengaver
    cengaverlik
    cenk etmek
    cenkçi
    cenkleşmek
    cep
    cephe açmak
    cephe gerisi
    cereyana kapılmak
    ceride
    cerrar
    cevap anahtarı
    cevap kağıdı
    ceylan bakışlı
    ceza
    ceza hukuku
    CHAT
    cıcık
    cılk
    cırnık
    cıvık
    cıvımak
    cıvmak
    cibilliyetsiz
    CİBİN
    cibinlik
    cibre
    cici
    cici bici
    cidal
    cidalci
    ciğer sotesi
    cihat açmak
    CİKLET
    cin ifrit olmak (veya kesilmek)
    cinleri ayağa kalkmak
    cins
    cinsellik
    civanım!
    civcivlik
    coşku
    cömert davranmak
    cönk
    Cs
    cumbadak
    cumburtu
    cup
    cücük
    cümle bilgisi
    cüret etmek
    cüretkar
    cürmümeşhut
    cürüm
    çağıldamak
    çağıltı
    çağlamak
    çağrıcı
    çakı gibi
    çakıldamak
    çakışmak
    çakmak
    çaktırmak
    çalakaşık
    çalakürek
    çalgın
    çalgısal
    çalı bülbülü
    çalı gibi
    çalı kuşu
    çalışmacı
    çalkalamak
    çalmak
    çamça
    çamur
    çamura yatmak
    çamurcuk
    çamurlaşmak
    çan çan
    çanak ağızlı
    çanaksı hücreler
    çanına ot tıkmak (veya tıkamak)
    çanlı şamandıra
    çapaçulcu
    çapaçulculuk
    çapak
    çapul
    çark etmek
    çarliston
    çarmıh
    çarşamba
    çarşamba karısı
    çat
    çatal bıçak takımı
    çatal kazık
    çatal sakal
    çatır çatır
    çatışma
    çatışmak
    çatkı
    çatlamak
    çatlatmak
    çatma
    çatmak
    çav
    çavmak
    çehre etmek
    çek
    çekelez
    çekilme
    çekinmek
    çekirge kuşu
    çekişmeli
    çekmek
    çektirme
    çelik
    çelişki
    çember
    ÇEMİŞ
    çene yarışı
    çenesini açtırmak
    çenesini bıçak açmamak
    çenesini kapatmak
    çengüçegane
    çentmek
    çeper
    çeşnici
    çeşnicibaşı
    çetrefil
    çevirim
    çevre teker
    çevrilgen
    çeyreklemek
    çıdam
    çıkarmak
    çıkış tüneli
    çıkmak
    çıkmaz
    çıkmaz sokak
    çıkra
    çılgına dönmek
    çımariva
    çın çın ötmek
    çınsabah
    çıpıl çıpıl
    çıplak
    çırak
    çırpınmak
    çırpıntı
    çırpmak
    çıt çıkarmamak
    çiçek
    çift görmek
    çift kanatlılar
    çift sürmek
    çiftlik kebabı
    çiğnemek
    çile çıkarmak (veya doldurmak)
    çileli
    çimçek
    çimmek
    çini
    çini mürekkebi
    çiten
    çiti yapmak
    çivilemek
    çizi
    çizik
    çoban köpeği
    çobantuzluğu
    çocuk
    çoğunluk
    çoğurcuk
    çok
    çokal
    çokluk
    çopra
    çor
    çoraklık
    çorba
    çökerti
    çökmek
    çöküntü
    çöp
    çöp arabası
    çöp tenekesi
    çöplü
    çöpsüz üzüm
    çörkü
    çözmek
    çözülme
    çözülüm
    çubuk ağacı
    çubukçu
    çucu
    çürük
    çürük (veya çürüğe) çıkmak
    çürük çarık
    çürüklük
    çürümek
    dadacılık
    dağ iklimi
    dağ ispinozu
    dağ kolu
    dağ serçesi
    dağ servisi
    dağdan gelip bağdakini kovmak
    dağılma
    dah etmek
    dahletmek
    daim
    daim etmek (veya eylemek)
    daim olmak
    daimî
    daire
    dakikane
    daktilotekni
    dal budak salmak
    dalak kestirmek
    dalalet
    daldan dala konmak
    daldırma çay
    dalga
    dalgıç böcekler
    dalgıç gözlüğü
    dalıcı
    dalkavuk
    dalmak
    dalyan yeri
    dalyasan
    dama taşı
    damacana
    DAMAKSIZ
    damar
    damarına çekmek
    damdazlak
    damıtmak
    damla taş
    danakıran otu
    danişment
    dar
    dar gelmek
    daralmak
    daraltmak
    daraşlık
    dargın
    darüşşifa
    dava
    davar gütmek
    davasını gütmek
    davul çalsan işitmez
    dayanç
    daz
    dazlaklaşmak
    debagat
    DEBBAĞ
    dedektif
    Dediğinden (dışarı) çıkmak
    dedirtebilmek
    def
    defalarca
    defans
    defansif
    defetmek
    defolmak
    defteri kapamak (veya kapatmak)
    defterinde olmamak
    DEGAJE
    değin
    değme
    değme keyfine
    dehalet
    dejenerasyon
    dejenere
    dejenere etmek
    dejenere olmak
    dejenereleşmek
    dejenerelik
    dek
    dekore
    dekreşendo
    delikanlı
    delk
    dem
    demarke
    demarke olmak
    demci
    demek
    demir kırı
    demir perde
    demir sülfat
    deneme
    denetici
    denge
    dengeli beslenme
    denilmek
    deniz marulu
    deniz uçağı
    deniz üssü
    denizanası
    denizçakısı
    denizden çıkmış balığa dönmek
    denizgüzeli
    denizısırganları
    denizkızı
    deniztilkisi
    denmek
    DENYO
    depolamak
    derbent
    derde (veya derdine) derman olmak
    derdine deva bulmak
    derece
    dergi
    deri
    derinleşmek
    derkenar
    derleme
    derlemek
    ders yapmak
    derslik
    dert
    dert küpü
    desibel
    destar
    destari
    destarlı
    devam
    devam etmek
    devamlı
    deve dişi gibi
    deveboynu
    devir
    devlet sanatçısı
    deyiş
    dımbırdatmak
    dış
    dış deri
    dış saha
    dış sahaya gitmek (veya çıkmak)
    dış ses
    dışkı
    didişip durmak
    dijital
    dik
    dikelmek
    dikensiz
    dikici
    dikizlemek
    dikleştirmek
    dikmen
    diksiyon
    dil
    dil bir karış
    dil laboratuvarı
    dil pelesengi
    dil tutmak
    dilden düşürmemek
    dilenmek
    dili (veya dilinin) döndüğü kadar
    dili damağına yapışmak (veya dili damağı kurumak)
    dili durmak
    dili durmamak
    dili pabuç kadar
    dili tutuk
    dili tutulmak
    dilinden anlamak
    dilinden düşürmemek
    dilinden kurtulamamak
    diline sağlam olmak
    dilini kesmek (veya kesip oturmak)
    dilini tutamamak
    dilini tutmak
    dilini yutmak
    dilinin ucuna gelmek
    diliyle tutulmak (veya yakalanmak)
    dilli düdük
    dilsiz
    dimdik
    dimi
    dimyat
    dinamo
    dingildek
    dingildemek
    dingin
    dinleti
    dinleyici
    dinmek
    direk
    direk gibi
    direşken
    direşme
    direşmek
    diri
    disiplin
    diskur
    dispanser
    diş
    diş kirası
    dişiyle tırnağıyla
    dişlek
    dişli
    dişli tırnaklı
    divan
    divan kalemi
    DİYA
    diyapozitif
    diyastol
    diyatome
    diye diye
    diyet
    dizel
    dizgeli
    dizi
    dizilmek
    dizim
    dizyem
    dobra dobra
    doğal
    doksan
    dokunmak
    dokuz
    dolamak
    dolanıp durmak
    dolaşmak
    dolaylı özne
    doldurmak
    dolmak
    doludizgin
    doludizgin gitmek
    domuzdan (bir) kıl çekmek (veya koparmak)
    domuzluk
    don yağı
    donama
    donamak
    donatmak
    dondurmak
    dondurulmuş
    donma noktası
    donmak
    donra
    donsuz
    dosdoğru
    dost
    dostlar başından ırak
    doyumsuz
    dökmek
    dökülmek
    dökülüp saçılmak
    döngel orucu
    dönmek
    dört ayaklılar
    dram
    dramatik
    dublaj
    dublajcı
    dublajcılık
    dudak eşlemesi
    dudak sarkıtmak
    duman almak
    dumanlamak
    dumanlanmak
    dumanlı
    durağan
    durduğu yerde
    durgu
    durgun
    durgunluk çökmek
    duromer plastik
    durucu
    durulmak
    durum ortacı
    duvar
    duvar gibi
    duvar ilanı
    duymak
    duyurmak
    duyuş
    düğümlenmek
    düğümlü
    düğünevi gibi
    dümdüz
    dünden bugüne
    dünya varmış
    dürülmek
    dürüm dürüm
    dürüst
    dürüşt
    Dürzi
    düşmek
    düzelmek
    düzen
    düzence
    düzenli
    düzensiz
    düzmeci
    ebabil
    ebedî
    ebediyen
    ebediyet
    ebet
    ecir
    eczacı kalfası
    eczalı pamuk
    efendi gibi yaşamak
    efendime söyleyeyim
    efkar dağıtmak
    efkarı dağılmak
    egemen
    egzersiz yapmak
    egzoz
    eğlek
    eğmek
    eğri sözlü
    eğrice
    ehil
    ehlisünnet
    ehliyet
    ehliyetname
    ek
    ek kök
    ek poliçe
    ekarte
    ekarte etmek
    eklektik
    eklektizm
    ekmek
    ekmek dolması
    eksi
    eksi sayı
    ekspoze etmek
    ekspozisyon
    ekstrem
    ekşi
    ekşi elma
    ekşimek
    eküri
    el
    el bağlamak
    el değmemiş
    el pençe divan
    el sıkmak
    elde avuçta (ne varsa)
    elde tutmak
    elden kaçmak
    ele avuca sığmamak
    ele geçirmek
    ele vermek
    elektriklendirmek
    elektriklenmek
    elektrikli
    elektron akışı
    elektronik
    elektronik imza
    elemek
    elenmek
    elezer
    elezerlik
    eli silah tutmak
    elit
    elle tutulacak tarafı (veya yanı) kalmamak
    elle tutulur
    elma yanaklı
    emeç
    emin
    emisyon
    EMİŞMEK
    emme
    emmek
    emniyet durağı
    empermeabl
    emzik
    encam
    endemik
    enderun
    endüstri
    endüstrileşmek
    endüstriyalizm
    endüstriyel
    engelleme
    ensesinde boza pişirmek
    entel
    epidemi
    epidemik
    epidemioloji
    epigenez
    epilepsi
    epileptik
    epilog
    er ekmeği
    Erdiğine erer, ermediğine taş atar
    erfelek
    ergimek
    ergimiş maden
    ERİKA
    eritme peynir
    erk
    erkek
    erkek bakır
    erkek demir
    erken
    erken uyarı
    erkenci
    ertelemek
    esassız
    esbap
    esenlemek
    esenleşmek
    esenlikle
    eser
    esin
    esir kampı
    esir yatmak
    esirmek
    esmer
    esmerleşmek
    esnaf ağzı
    Esnasında
    esrara dalmak
    esrik
    esriklik
    esrime
    esritmek
    estet
    estetik
    eş adlı
    eş anlam
    eş sesli
    eş seslilik
    eş sıcak
    eş sıcak eğrisi
    eşek inadı
    eşek sıpası
    eşkinci
    eşlemek
    eşofman
    et sotesi
    et tırnak olmak
    etiketlemek
    etiketlenmek
    ev
    evet
    evirtmek
    evlat
    evleklemek
    eyer boşaltmak
    eziyet
    ezme
    ezmek
    fabrikasyon
    faça etmek
    façuna etmek
    falakacı
    falan
    falanıncı
    FAN
    fantezi
    fanus
    fare
    fare otu
    fariğ
    fark olunmak
    fatura
    fatura kesmek
    faturasını (birine) çıkarmak (veya ödetmek)
    federasyon
    fenaya çekmek
    fener
    fenerci
    ferahlamak
    fernez
    ferz
    ferz çıkmak
    fesini havaya atmak
    fırçalamak
    fırıl fırıl
    fırsat eşitliği
    fırt fırt
    fırtına çıkmak
    FISKİYE
    fıstık rengi
    fışkırdak
    fiber
    fikrisabit
    fil
    file
    filigran
    filiz vermek
    film
    film yıldızı
    filmci
    filmcilik
    filogenez
    filozof
    filtre
    fişteklemek
    fitil olmak
    flaş conta
    flit
    floş
    flört
    fokgiller
    fokurtu
    fon
    FONDİP
    fonem
    fonetik
    fonetikçi
    fonografi
    fonojenik
    fonolit
    fonolog
    fonoloji
    fonolojik
    fors
    forslu
    fosurdamak
    fosurtu
    foş
    foşurdatmak
    fön
    FREKANS
    frezya
    frigo
    frigorifik
    frikik
    fukuslar
    funda
    fürumaye
    füzesavar
    gabardin
    gaile
    gaile açmak
    gaileli
    galeri
    galsame
    gam
    gamlı
    gammaz
    gangama teknesi
    gangliyon
    ganimet
    gardını almak
    GARGAR
    gargara
    gark
    gastroenterolog
    gastroenteroloji
    gastroenterolojik
    gastronomi
    gayrimahdut
    gayrisıhhi
    gayritabii
    gaz
    gaz göstergesi
    gazel
    gazi
    gazi olmak
    gazlanmak
    gazojen
    gebre otu
    geçerlik
    geçgeç
    geçirgen
    geçirgenlik
    geçiş
    geçmek
    gelincik
    Gelip geçici
    gelişim
    geliştirim
    gelmek
    gelsin ... (veya gelsin ... gitsin ...)
    gem almamak
    gemerek
    gemi
    gemi azıya almak
    gemre
    geniş bir nefes almak
    genleştirmek
    genosit
    genotip
    gerdel
    geri
    geri çekilme
    gerileme
    gerilim ölçümü
    GERİŞ
    getirmek
    geveze
    gevezelik etmek
    gevşek
    gevşemek
    gevşetmek
    geyik otu
    gezdirici
    gezdirmek
    gezelemek
    gezinti
    gıcık
    gıcık etmek
    gıcır
    gıcırtı
    gır
    gırıl gırıl
    gırt
    gırtlak
    gibisine getirmek
    Girecek delik aramak
    girmek
    gitmek
    gitti gider (dahi gider)
    giydirici
    giz
    gizem
    gizlemek
    gizli
    goşizm
    göbek havası
    göbel
    göçeri
    göçmen
    göçürücü
    gödeş
    göğüs darlığı
    göğüs ingini
    gök boylamı
    gökyolu
    göl kestanesi
    gölge
    gölge tiyatrosu
    göllenmek
    gönderme
    gönlü kaymak
    gönlü olmak
    gönlünü pazara çıkarmak
    gönlünü serin tutmak
    gönül
    gönül (veya gönlünü) almak
    gönül bağı
    gönül bağlamak
    gönül bulantısı
    gönül çekmek
    gönül dilencisi
    gönül gezdirmek
    gönül maskarası
    gönül vermek
    gönülden çıkarmamak
    gönülden ırak olmak
    gönüllü
    Göreyim seni
    görmek
    görümsetme
    görüntü
    Göstergeç
    gösteri
    gösterim
    gösterime girmek
    gösterme hakkı
    göstermek
    gövem
    göveri
    göverti
    göz
    göz (veya gözünün) önünde olmak
    gözdağı
    gözdağı vermek
    göze
    gözetmen
    gözleri kan çanağına dönmek (veya kanlanmak)
    gözü bağlı
    gözü sulu
    gözü yolda
    gözümün nuru
    gözün aydın!
    gözünde (veya gözlerinde) şimşek (veya şimşekler) çakmak
    gözüne girmek
    gözünü üstünden ayırmamak
    gözünün çapağını silmeden
    GRANÜL
    grogi
    guruldamak
    gurultu
    güç
    güçlü kuvvetli
    güfteci
    güldeste
    güle oynaya
    gülecen
    gülük
    gülüt
    gümlemek
    gümrahlaşmak
    GÜMÜL
    gün doğmak
    gün görmemek
    günah
    günah keçisi
    günahı kadar sevmemek
    günaydın
    güncelliğini yitirmek
    Güneş çarpmak
    Güneş doğmak
    Güneşe karşı işemek
    güneşlik
    güney
    güney karamanı
    günlük güneşlik görünmek
    günü geçmiş
    gürbüz
    gürültüye getirmek (veya boğmak)
    gürz
    gütaperka
    güvenlik şeridi
    güvenmelik
    güya
    güz
    güz noktası
    güzel
    güzelim
    güzide
    güzlemek
    ha babam (ha)
    habbe
    haber stüdyosu
    HABİP
    hacılaryolu
    hacıyolu
    had
    hadde fabrikası
    haddehane
    haddi hesabı yok
    haddini bildirmek
    hadsiz hesapsız
    hafakan
    hafakanlar basmak (veya boğmak)
    hafızali
    hafif
    hafifletici sebep
    hafik
    hain
    hakem
    hakem kararı
    hakimlik
    hakkı olmak
    hakkıhıyar
    hakkısükût
    hal
    halavet
    halka
    halkalılar
    halüsinasyon
    halvethane
    hamal sırığı
    hamla
    hamle
    hanay
    hanedan
    hanek
    hanımefendi
    har
    hararet
    hararet kesmek (veya söndürmek)
    hararet vermek
    haraza
    harbî
    harbiye
    harçlı
    harem
    harım
    harman
    harmandalı
    harp
    harp açmak
    harp gemisi
    harp malulü
    harp zengini
    hasbi
    hasbihal
    hasbihal etmek
    hasebi nesebi
    hasılı
    hasılıkelam
    hasır
    hasır otugiller
    hasretlik
    hasta
    hastalanmak
    hastane gemisi
    haşır huşur
    haşin
    haşinleşmek
    haşlamak
    haşviyat
    hat
    hata
    hatırından çıkmamak
    hatırını hoş etmek
    hatırşinas
    HATİF
    hatim
    hatime
    hatime çekmek
    hatmetmek
    hava
    havacıva
    havada kalmak
    havalı
    havra
    havuz
    havza
    hay hayı gitmek vay vayı kalmak
    hayat
    hayat ağacı
    haydari
    haydut
    hayırsız
    hayrat
    haytalık etmek
    haz
    hazan
    hazandide
    hazım
    hazımsızlık
    hazır giyim
    hazırlamak
    hazırlop
    hazmetmek
    hazretleri
    hekimevi
    hele hele
    helezoni
    helezonlaşmak
    helisel
    helvahane
    hemhudut
    hemoglobin
    hendek
    hep
    hep bir ağız olmak
    HEPATİT
    her bir
    her gün
    herk
    hertz
    herze
    herzevekil
    hesaba dökmek
    hesaba gelmez
    hesaba kitaba gelmemek
    hesabı yok
    hesap cetveli
    hesaplı
    hesapsız
    hesapsız kitapsız
    hey
    heyecan
    heyhey
    hezaren
    hezen
    hezeyan
    hezeyan etmek
    hıçkırık tutmak
    HIFIZ
    hıfzetmek
    hıfzıssıhha
    hık mık etmek
    hımhım
    hırbo
    hırboluk
    hırs
    hırt
    hırtapoz
    hırtlık
    hışıltı
    hiç
    hidrobiyoloji
    hidrodinamik
    hidroelektrik
    hidroelektrik santral
    hidrofil
    hidrofilik
    hidrofobi
    hidrofon
    hidrofor
    hidrograf
    hidrografi
    hidrolik
    hidrolog
    hidroloji
    hidrolojik
    hidrometre
    hidrosfer
    hidrosiyanik
    hidrostatik
    hidroterapi
    hidrozol
    hijyen
    hijyenik
    hint irmiği
    hint kirazı
    hipnoz
    hipopotam
    hipopotamgiller
    his
    hissedilmek
    hissetmek
    hissiselim
    hitabe
    hitaben
    hitam
    hitam bulmak
    hitan
    hitap
    hitap etmek
    HOL
    homonim
    hoplamak
    horoz vakti
    horozlar ötmek
    hoşafın yağı kesilmek
    hoşbeş etmek
    hudut
    hudut boyu
    hudut dışı
    hudut dışı etmek
    hudutlandırmak
    hudutlu
    hudutsuz
    humma
    hummalı
    huşunet
    hücre
    hücum
    hücum etmek
    hürmet
    hürmet etmek
    hürmetkar
    hürmetli
    hürmetsiz
    hürmetsizlik
    hüsnüteveccüh
    ıkına tıkına
    ılgım
    ılıca
    ılık
    ılıman
    ılımlı
    ılıştırmak
    ırganmak
    ırk
    ısı kuşak
    ısı yuvarı
    ısınmak
    ısırıcı
    ısıtma
    ısıtmak
    ıslahevi
    ıslak
    ışık çanağı
    ışıkçı
    ışıl küf
    ıtır çiçeği
    ıtır yaprağı
    ıtlak
    ıtriyat
    ibrik
    ibriktar

    iç deri
    iç itmek
    iç saha
    iç salgı bezi
    içerik
    içi almamak
    içi daralmak
    içi ezilmek
    içi geniş
    içi kapanmak
    içi kararmak
    içi vık vık (veya fık fık veya pır pır) etmek
    için
    içinde
    içinden gülmek
    içinden okumak
    içine atmak
    içine baygınlıklar çökmek
    içine çekmek
    içine daralma gelmek
    içini boşaltmak
    içini kurt yemek (veya kemirmek)
    içini sarmak
    içini sıkmak
    içinin ateşi küllenmek
    içli dışlı
    içmek
    içten
    İçtikleri su ayrı gitmemek
    içtinap
    içtinap etmek
    idame
    idame ettirmek
    iddia
    iddia etmek
    iddia makamı
    iddianame
    idefiks
    ideografi
    ideogram
    ideoloji
    ifadesini almak
    ifraz
    ifraz etmek
    iguanagiller
    ihbar
    ihmal etmek
    ihmalkarlık
    ihsas etmek
    ihtiram
    ihtiram duruşu
    ihtisar
    ihtiyar
    ihtiyar etmek
    ihtiyarsız
    ihtiyat kuvvetleri
    ikamete memur edilmek
    iki arada bir derede (kalmak)
    iki gözü iki çeşme
    iki gözü iki çeşme ağlamak
    ikide bir
    ikileşmek
    ikinci
    ikincil
    ikram
    ikrar
    ikrar vermek
    ilanihaye
    ilelebet
    ileri almak
    ileri gitmek
    ilerisini gerisini düşünmemek
    ilham perisi
    iliğini kemirmek
    ilinti
    ilistir
    ilk gösteri
    ilkel
    illet
    illet etmek
    illetli
    iltica
    iltica etmek
    iltica hakkı
    iltifat
    ilzam etmek
    imamın abdest suyu gibi
    imana gelmek
    İMRANLI
    imtihan
    imtihan vermek
    inadım inat olmak
    inanmak
    ince bağırsak
    ince gül yağı
    inceldiği yerden kopmak
    incelmek
    inci balığı
    indirimli satış
    inekçi
    infinitezimal
    İngiliz anahtarı
    İngiliz siyaseti
    inhiraf
    inhiraf etmek
    inkıbaz
    inmek
    intaç etmek
    integral hesapları
    intermezzo
    intiha
    intihabat
    intihap
    inzibat
    inzibati
    inzibatsız
    ipek çiçeği
    ipi kırık
    ipi kırmak
    ipka
    iple çekmek
    iplemek
    iplicik
    ipsi solucanlar
    ipsiz sapsız
    irat
    irat etmek
    iris
    irkinti
    irmik
    ironi
    is
    iskandil etmek
    iskemle
    iskete
    iskonto
    iskonto etmek (veya yapmak)
    İslav
    İslavca
    islavist
    islavistik
    İsloven
    ismi var cismi yok
    isnat grubu
    istasyon
    istavroz
    isticvap
    istif
    istif etmek
    istifçi
    istifham
    istiflemek
    istihkam sınıfı
    istihraç etmek
    istimrar
    istimzaç
    istimzaç etmek
    istinaf mahkemesi
    istintaç
    istintaç etmek
    istintak
    istintak etmek
    istiskal
    istismar
    istismar etmek
    istismarcı
    istitrat
    istizah etmek

    işçi sigortası
    işi ciddiye almak
    işi tatlıya bağlamak
    işi temizlemek
    işitme kesesi
    işlem
    işleyim
    iştira
    iştira etmek
    iştirakçi
    it dişi domuz derisi
    itaat
    itaat etmek
    itaatli
    itaatsiz
    itaatsizlik etmek
    iteklemek
    itelemek
    itfa
    itfa etmek
    itham
    itham etmek
    ithamname
    itibar
    itibar etmek
    itibar görmek
    itibardan düşmek
    itibari sayfa
    itici
    itidal
    itidal sahibi
    itiraz
    itişe kakışa
    itmek
    ittihaz
    ittihaz etmek
    iyi etmek
    iyi gün dostu olmak
    iyicil
    iyilik
    izazuikram
    izbe
    izlenimcilik
    izzetüikbal
    JAKUZİ
    japon balığı
    japon kaktüsü
    jenosit
    jersey
    jöle
    jübile yapmak
    jüri
    kababurun
    kabahat etmek (veya işlemek)
    kabak dolması
    kabak kafalı
    kabak tatlısı
    kabaklaşmak
    kabara
    kabarcıklı düzeç
    kabuk gibi
    kabul
    kabza
    kaça kaç
    kaçıntı
    kaçırmak
    kaçlı
    kadar
    kadındüğmesi
    kadıntuzluğu
    kadife elli
    kadimî
    kadraj
    kadran
    kadril
    kafa (veya kafayı veya kafasını) dinlemek
    kafası bulutlu
    kafası dönmek
    kafası dumanlanmak
    kafası dumanlı
    kafası iyi
    kafası kıyak
    kafasına estiği gibi
    kafasını toplamak
    kafasını tütsülemek
    kafayı tütsülemek
    kafile
    kafir
    kahpelik etmek
    kahraman
    kail
    kakalamak
    kakım
    KAKINTI
    kakır kakır gülmek
    kakıştırmak
    kakofoni
    kal
    kalabalık
    kalay
    kalaycılık
    kalaylamak
    kalbi boş olmak
    kalbi dolu olmak
    kalbi temiz
    kalbine girmek
    kalbini çalmak
    kalburüstü
    kaldırım süpürgesi
    kale
    kalebent etmek
    kalensöve
    kalfa
    kalgımak
    kalıcı
    kalın bağırsak
    kalın sesli
    kalıp sigarası
    kalıtımsal
    kalleş
    kalleşlik etmek
    kalmak
    kalp
    kalp ağrısı
    kalp akçe
    kalp hastası
    kalp olmak
    kalpazan
    kalsiyum oksit
    kalya
    kama
    kamaracı
    kamber
    kambur
    kambur üstüne kambur (veya kambur kambur üstüne)
    kamburu çıkmak
    kamçı
    kamış
    kamus
    kamyonculuk
    kan
    kan akmak
    kanat
    kanayan yara olmak
    kangal
    kanı bozuk
    kanı sıcak
    kanını içine akıtmak
    kanıt
    kanlı canlı
    kanmak
    kansızlık
    kantar kabağı
    kapağı atmak
    kapalı tribün
    kapamak
    kapanık
    kapanmak
    kapı ağası
    kapı duvar
    kapı halkı
    kapılmak
    kapital
    kapkara
    kaplumbağa gibi
    kaplumbağalar
    kapsam
    kar çiçeği
    kar kuşu
    kara boya
    kara gün dostu
    kara koca
    kara Kuvvetleri
    kara liste
    kara sarı
    kara yüzlü
    karabasan
    karabiber
    karabulut
    karadul
    karadut
    karakafes
    karakeçi
    karakol hattı
    karapürçek
    karartma
    karasu
    karavaş
    karbonat
    kardeş kanı
    kargaburnu
    kargı
    karık
    karınmak
    karışık
    karine ile anlamak
    Karmaca
    karnı tok
    karşılamak
    karşılıklı yapraklar
    karton
    kasa fişi
    KASAP
    kasatura
    kasvet
    kasvet vermek
    kasvetsiz
    kaş
    kaşağı
    kaşık
    kaşımak
    kaşmerlik
    kat
    katı
    katı söz
    katıksız hapis
    katır kutur
    katiplik
    katma değer vergisi
    kavak
    kavata
    kavga
    kavi
    kavil
    kavil kesmek
    kavileşmek
    kavileştirmek
    kavilleşmek
    kavletmek
    kavlükarar
    kavzamak
    kayarlamak
    kaydetmek
    kaydırma
    kayıkçı kavgası
    kayış gibi
    kayıt
    kaymak
    kaymak bağlamak (veya tutmak)
    kaymaklı dondurma
    kaynak
    kaynak kişi
    kaynak yapmak
    kaynarca
    kaypaklık
    kaytaban
    kaytak
    kazanç
    kazein
    kazevi
    kazı koz anlamak
    kazımak
    kazımık
    keçi sakal
    keçimemesi
    kefe
    Kehkeşan
    kehribar
    kehribar balı
    kehribar gibi
    keklik
    kekremsi
    kel
    kelam
    keleme
    kelime cambazlığı
    kelime hazinesi
    kelime kadrosu
    kelime karışıklığı
    kelime oyunu
    kelimeleri tartarak konuşmak
    kelimesiz
    Keloğlan
    kemer (veya kemerini) sıkmak
    kemik atmak
    kemik gibi
    kemikleşmek
    kemirmek
    kendi ağzıyla tutulmak
    kendini harap etmek
    kendini sokağa (veya dışarı) atmak
    kendini toparlamak (veya toplamak)
    kene otu
    kenetlemek
    kenetlenmek
    kent
    kepçe
    kerameti kendinden menkul
    KERDE
    kerem
    kerhaneci
    kerim
    kerpiç dökmek
    kertmek
    kesafet
    kesbî
    kese
    kese çiçeği
    kesene
    kesif
    kesif yem
    kesilmek
    keskin nişancı
    kesmek
    kestane kabuğundan çıkmış da kabuğunu beğenmemiş
    kestane suyu gibi
    keşik
    ketum olmak
    keyfi yerinde olmak
    keyif sormak
    keyif sürmek
    keyifsiz
    kıble
    kıdemli
    kıkırdak
    kıkırdamak
    kıl payı
    kıl yumağı
    kılavuz
    kılıcı kınına koymak
    kılıç
    kılıç çekmek
    kılıktan kılığa girmek
    kılkıran
    kınalı keklik
    kınalı kuzu
    kındıra
    kırağı
    kıranta
    kırba
    kırdığı koz (veya ceviz) kırkı (veya bini) aşmak
    kırdırma
    kırıcı
    kırık
    kırılma
    kırılmak
    kırım
    kırk gün günahkar, bir gün tövbekar
    kırkmak
    kırmak
    kısa çizgi
    kısa kesmek
    kısa vadeli
    kısalmak
    kısıtlamak
    kısıtlayıcı
    kısıtlı
    kıskacı
    kıskacılık
    kıskanmak
    kısmak
    kış uykusu
    kıtal
    kıvam
    kıvamlanmak
    kıvamlaştırıcı
    kıvanç
    kıvanç duymak
    kıvançlı
    kıvırmak
    kıyamete kalmak
    kıyı
    KIYILIK
    kıymalı börek
    kıymetli evrak
    kızan
    kızılkanat


    Bilgi yarışması | Oyun | Firma bilgisi | Hastalık sitesi | Link sitesi | Rüya tabirleri
    Ücretsiz program | Şifalı bitkiler | Tıp sözlüğü | Türkçe sözlük | Yemek tarifleri |

    Kullanıcıların yorum ekleyebildikleri, kelime arayabildikleri geniş kapsamlı,
    dizinler halinde 120.000 türkçe kelime içinde gezme ve arama
    ayrıca anlam girebilme imkanı, geniş kapsamlı türkçe sözlük


    ©2005 birsozluk.com

    0,1992188